İş Güvene Geldiğinde, En Önemlisi Liderin Davranışıdır

Güven olgusu, son zamanlarda yaşamımızın çeşitli alanlarında yara aldı. Ekonomideki çöküş, finansal açıdan başarısız yönetim ve en azından iş yaşamında, herkesin sadece kendisi için varolduğu görüntüsündeki artış, beraberce bu etkiyi yarattı. Sonuçta, gitgide azalan güven öyle bir noktaya geldi ki, çalışanların sadece % 7'si, kurumlarındaki üst yöneticilerinin onlar için en iyiyi düşündüklerine inanıyorlar.*

The Ken Blanchard Companies ile ortak çalışan San Diego Merkezli bir danışmanlık kurumu olan Trustworks Grup Kurucu Başkanı Cynthia Olmstead'a göre, liderlerin bu başaşağı yuvarlanan güven duygusunu düzeltmek için tek yapabilecekleri, bu sorunla tam cepheden mücadele etmek. Olmstead bu mücadele için liderlere öncelikle kurumlarında varolan güven düzeyini belirlemeye zaman ayırmalarını ve güven eksikliğini belirledikleri anda derhal sorunları çözmek için bir süreç başlatmalarını öneriyor.

Süreçte liderleri desteklemek için Olmstead onlara, birisinin güvenilir olup olmadığına karar vermede insanların kullanabilecekleri ABCD Güven Model™ 'inin dört temel öğesinden yararlanmalarını öğüt veriyor. Kurumunuzda çalışanlar, liderlerine aşağıdaki dört alanda hangi puanları verirler?

  1. Able (Yapabilir)— istenen sonuçlara ulaşmada yeterlilik, uzmanlık, deneyim ve kabiliyet gösterir.
  2. Believable (İnanılır)— temel değerlerde sözü ile özü bir, dürüstlüğünü gösterir ve adil, hakça uygulamalar içindedir.
  3. Connected (İlgili-Alakalı-Yakın)— çalışanlarla ilişki içindedir, ilgili bilgileri onlarla paylaşır, takdir ve tanınma sağlar.
  4. Dependable (Güvenilir)— sorumlu tutulabilir, kendi eylemlerinin sorumluluğunu alır ve tutarlı olarak takip eder.

 

EN ÖNEMLİSİ YAPTIKLARINIZ

Olmstead için anahtar, çalışanların liderlerinde aradıkları güven veren davranışlarıdır. Buradaki kritik nokta, çalışanların güven kelimesi üzerine beylik sözler duymaktan çok, liderlerinin ve çevrelerindekilerin güven veren davranışlar içinde olmalarıdır.

Bir örnek vermek gerekirse, ""şeffaflık" kavramının kullanılışını gösterebiliriz. Olmstead'ın kelimeleri ile "Herkes liderlerin açık ve bilgi paylaşımında içten olması gerektiğini kabul ediyor. Buna karşın baktıklarında, bahsini duydukları şeffaflığı etraflarında göremiyorlar.”

“Şeffaflıktaki zorluk, bu kavramı açıkça ortaya koyan davranışları belirlemekte. Unutmayalım, güven bakanın gözündedir. Kurumunuzda şeffaflık ne anlama geliyor? Çalışanlar tüm bilgilerden haberdar olmalılar mı? Toplantılara kimler katılmalı? Ve eğer geçmişte çok ağzı sıkı bir kurumduysanız, çalışanların bu yeni davranışlara güvenmeleri, ancak bu "şeffaflığa" geçiş sürecinde yapacaklarınız konusunda açık ve istekli olmanızla mümkündür.”

Daha inanılır ve açık olmak isteyen liderlere başlangıç için şu üç davranışı öneriyor:

  1. Ulaşılabilir olun. Bir lider olarak, özellikle de fırtınalı havalarda, geleceğin planlarını paylaşmada kurumunuzda öncü olmanız önemlidir. Kapalı kapılar ardına saklanmayın ya da diğerlerine duyurmak gibi önemli görevi başkalarına delege etmeyin. Çalışanlar neler olduğuna ilişkin bilgileri bir lider olarak sizden duymak isterler. Bu da, plan konusunda çok açık ve net olmanızı gerektirir. “Ne yapacaksınız?”, “Ne zaman başlayacak?” ve “Uygulama nasıl olacak?” tüm bu sorular cevaplanmalıdır.
  2. Çalışanların endişelerine duyarsız kalmayın. Kurumun vizyonunu duyurduktan sonra, çalışanların sahip olmaları muhtemel endişelerini dinlemeye vakit ayırmanız gereklidir. Diyalog için fırsatlar yaratın. Bu, çalışanları nazlı alıştırın anlamına gelmez ama can kulağı ile dinlediğinizden emin olun demektir.
  3. Sözünüzü tutun. Bir sorunun cevabını o anda bilmiyorsanız ve çalışana ben size geri dönerim dediyseniz, söz verdiğiniz sürede bunu mutlaka yapın. Küçük noktalarda sözünüzü tutmanız, iş büyüklerine geldiğinde, güvenilir ve onlara güvenir olduğunuzun işaretini verir. Bu, lider olarak dediklerinizi yapmaya devam edeceğinize olan inanılırlığınızı geliştirir.

 

DALGA DALGA YAYILMA ETKİSİ

Güven veren davranışlar sergileyen liderler, diğerleri için takip etmeleri gereken bir örnek oluşturur. Kendi gelecek ve huzurları için endişe duyan çalışanlar, başkalarına nasıl davranacakları konusunda bir örneğe sahip olurlar. Bu kurum genelinde, güvenin dalga dalga yayılmasını sağlar.

Güveni davranışsal boyutta tanımlamanın ek bir faydası ise, örneğin ABCD Güven Modeli'nin temel öğelerinde olduğu gibi bu potansiyel olarak hassas konuda herkesin açıkça konuşabilmesine imkan vermesidir. Şimdi, bir çalışanı "güvenilmez" olarak göstermek yerine, bu sonucu çıkarmamızı sağlayan davranışları gösterebiliriz.

Olmstead'ın açıklamasıyla, “Güven meselelerinin üzerinde nasıl durulacağını insanların anlamalarına destek olmak zorundayız. Bunun da tek yolu, her birimize ayrı ayrı güvenin ne anlama geldiğini keşfetmekten geçiyor. Bu nedenle örneğin Güven'in ABCD'si gibi ortak bir dil bunu yapmaya başlamamıza yardım eder.”

Başarılı liderler güvenin canlı bir örneği, simgesi olurlar. Başkalarında güven oluşturan duygular hangi davranışlardan kaynaklanır? Bu şifreyi liderler bir kez çözdüklerinde, artık güvenilir davranışları tutarlı olarak sergilemeye başlayabilirler. Bunun sonucunda kurumda çalışanlar birbirlerine en iyiyi yakıştırırlar, bu daha güven duygulu bir atmosfer yaratır ki, bu da nihayetinde iş yerinde daha yüksek performans ve memnuniyeti getirir.

*Güvensiz Bir Çağ'da Yönetim: Maritz Anketi, çalışanların İşyerindeki Güven Eksikliğini Gözler Önüne Seriyor. Anket ve sonuçlarına İngilizce olarak şu linkten ulaşabilirsiniz


Kurumunuzda güven oluşturma konusunda daha fazla bilgi edinmek ister misiniz?Cevabınız evet ise, önceki e-bültenimizde duyurduğumuz ücretsiz webinarımızda bize katılın.

GÜVEN: ENERJİ DOLU BİR İŞ ORTAMININ KRİTİK HALKASI

20 Mayıs 2010, Perşembe

TSİ:18:00–19:00

Sunan: TrustWorks Grup Kurucu Başkanı Cindy Olmstead

Güven, insanların birlikte nasıl çalıştıklarına, birbirlerini nasıl dinlediklerine ve verimli ilişkiler kurduklarına etki eden birincil faktördür. Bu gerçeğe rağmen, çoğu insanın güveni etkileyen eylemler konusunda fazla bilgisi yoktur. İş ortamında güvenin önemli olduğunu hemen her çalışan kabul ederken, sadece % 39'u kurumlarındaki liderlerine güvendiklerini söylemektedir. Yine çalışanların sadece %20'si, çalıştıkları kuruma tam manasıyla güvenmekteler. Hem kişisel hem de profesyonel anlamda, her türlü iyi ilişkinin ortak kritik halkası güvendir. Çalışmalar, iş ortamındaki güven düzeyine göre üretkenlik, gelir ve karlılığın olumlu ya da olumsuz etkilendiğini göstermektedir.

Bu webinarda, kurumsal değişim uzmanı Cindy Olmstead güveni sarsan davranışlara karşı farkındalık ve duyarlılığı nasıl arttıracağınızı gösterecek. Aynı zamanda güveni oluşturan ve sürdürülebilir kılacak stratejileri sizlerle paylaşacaktır. Sonuçta bunlar:

  1. Güvenin iş ortamındaki önemini kavramış, çalışanları ile güven dolu ilişkiler kurarak geliştirecek bir dile sahip liderlere,
  2. Liderlerine daha çok güvenen ve karşılığında daha yüksek bağlılık, yaratıcılık ve verimlilik düzeylerine sahip çalışanlara,
  3. Kuruma karşı daha yüksek güven duygusuna sahip olmalarından dolayı, kurumu yüksek sadakatleri ile ödüllendiren müşterilere

sahip bir kurum yaratmanıza destek olacaktır.

Çoğu kurumda mevcut, güven bozucu davranış ve politikalardan uzak durma fırsatını kaçırmayın. Ayrıca çalışanların risk aldıkları, problemleri belirleyip çözdükleri, birbirlerine ve müşterilerine hizmet etmek için birlikte çalıştıkları bir iş ortamını yaratacak hangi uygulamalarda bulunabileceğinizi de, bu webinarda keşfedebilirsiniz.

Webinara katılmak için şimdi kaydolun