Araştırmalar

Tamamı
2011 Kurumsal Meseleler Anketi

The Ken Blanchard Companies'in yıllık Kurumsal Meseleler Anketi'nin 2011 sonuçlarına göre, yakın geleceğe ilişkin şüpheci yaklaşımlarına rağmen, kurum liderleri eğitim ve gelişime ayırdıkları bütçeleri ya korumayı ya da arttırmayı planlıyorlar. Son anketimizde katılımcıların %38'i ekonominin gidişi konusunda çok ya da oldukça iyimserken, %63'e yakını ekonomik duruma orta düzeyde iyimser ya da temkinli bir şekilde yaklaşıyorlar.

 

Değişimin Kurumda Tutunması için Liderlik Stratejileri

2008'de Ken Blanchard Companies tarafından yürütülen bir çalışma, kurumların yüz yüze kaldıkları zorlukların, nasıl bir etkin değişim liderliği gerektirdiğinin resmini çiziyor. 

Eğitim Yatırımınızdan En Yüksek Faydayı Kazanın

Kurumlar çalışanlarını en yüksek potansiyellerine ulaştırmak amacıyla eğitime milyonlarca dolar harcıyorlar. Maalesef, dünya daki en iyi eğitim bile,—beraberinde sürdürülebilir sonuçlar yaratacak bir süreç yürütülmeksizin—herhangi bir fark yaratamaz. 

 

Yeni Eğilimler ve Demografik Güçler

Future of Success (Başarının Geleceği) adlı kitabında eski ABD Çalışma Bakanı Robert Reich şöyle diyor, “Dünyamızda bugün gelişmiş ülkede müşteri olmak çok kolay, ancak çalışan olmak çok zor.” 

Sanal Takımlarda Mükemmeliği Yakalamak

Sadece on, onbeş yıl kadar önce, sanal takımlar neredeyse yok gibiydi. Günümüzde, teknoloji, küreselleşme ve pazarın hızlı cevap talebi, iş yapış stilini ciddi bir şekilde değiştirdi. Çoğu çalışan—en üst yönetimden ilk kademe çalışanlarına kadar—fiziki olarak farklı mekanlarda, birbirlerini görmeksizin etkin bir şekilde çalışmak zorunda. 

Etkİle! Bülten

Tamamı
Eğitimin Etkisini Ölçün

İK ve Öğrenme ve Gelişim departmanlarında çalışanlar, finans departmanına ve/veya üst yönetime eğitim bütçesini  sunmanın nasıl bir şey olduğunu bilirler. Eğitimin kuruma bir değer katmayacağına inanan yöneticiler şüpheci bir ifade ile kollarını bağlamış bir şekilde otururlar.

Yatırımın Geri Dönüşü konusunda Verizon'da kıdemli danışmanlık yapan ve Measuring and Maximizing Training Impact (Eğitimin Etkisini Ölçmek ve En Düzeye Ulaştırmak) kitabının yazarı Paul Leone, bunun doğru olmadığını söylüyor. Leoni’nin tecrübesine göre eğer harcanan paranın bir dönüşü olduğu gösterilebiliyorsa finans/mali yetkililer oldukça anlayışlı oluyorlar/olabiliyorlar.

Leone, “üst düzey yetkililer ve yöneticiler sadece harcanan paranın doğru bir şekilde harcandığını/doğru yere harcandığından emin olmak ister. Tabii ki amaçları teklifi hemen redetmet değildir. İyi bir sonuç elde edilecekse, eğitim projesini hayata geçirmek, herkesin yararınadır.”

“İK,  öğrenme ve gelişim profesyonellerinin anlaması gereken en önemli nokta şudur. Yönetime varsayımlara bağlı bir teklifle giden sadece onlar değildir. En somut projeler bile  en iyi tahmin senaryolarına göre oluşturulur.”

Eğitim Bütçenizi CFO'ya Sunmak

Kurumların, liderlik, öğrenme ve yetenek gelişimi uzmanları, CFO ile görüşürken bazen zorlanır. CFO’lar zor sorular sorar ve önerilen eğitim programının firmaya nasıl katkı sağlayacağını elle tutulur örneklerle görmek ister. Ken Blanchard Companies CFO’su Craig Spitz, “Bu durum,  aslında ‘düşmanca bir tavır’ anlamına gelmeyebilir.” diyor.

Spitz, “CFO’lar şirketin mali varlığının koruyucusu olarak soru sorarlar. Öğrenme ve gelişim profesyonelleri, bütçeyi,  eğitim programının modeli ve tutarı ile birlikte hazırlar. Aslında yapılan noktaları birleştirmektir. CFO’lar bütçe sürecinde bu tür bilgileri almayı severler çünkü bu işlerini kolaylaştırır.” diyor.

“Noktaları birleştirmek özellikle de eğitim gibi isteğe bağlı bütçe kalemlerinde oldukça önemlidir.”

Liderlik Gelişimi Programının Kurum İçinde Sahiplenilmesini Sağlayın

Liderlik, öğrenme ve yetenek gelişimi profesyonellerinin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, şirket yöneticilerine yeni bir eğitim başlatmayı teklif ederken bunun yaratacağı mali etki konusunda onları ikna etmektir.

Olumlu etki doğru bir şekilde aktarılmazsa, yönetici bu teklifin işleri aksatacağını, fazla pahalı olduğunu veya zaman kaybı olacağını düşünerek büyük olasılıkla onaylamaz.

The Ken Blanchard Companies, 200’den fazla kurumun bir analizini yaptı. Bu analize göre, standart bir işletmede liderlik becerilerinin gelişiminin gecikmesi bir yılda, yıllık satış gelirlerinin yüzde 7’si kadar bir maliyete sebep olur. Bu rakamı milyon dolarlarla ifade etmek mümkün. Kötü liderlik davranışları sadece yıldız çalışanların kaybedilmesine yol açmaz, aynı zamanda firmada kalan kişilerin de iş tutkularını ve verimliliklerinin düşmesine de sebep olur.

Lider Doğulur mu, Olunur mu?

“The Ken Blanchard Companies Başkan Yardımcısı Scott Blanchard’ın sektör profesyonellerine yaptığı konuşmanın ana fikri şuydu: "İnsanlar güçlü bir lider olarak doğmaz, eğitimle güçlü birer lidere dönüşürler."

Blanchard, yöneticilerin büyük çoğunluğunun yöneticiliklerinin onuncu yılından sonra gerekli eğitimleri alabildiğini ortaya koyan araştırmaya dikkat çekiyor.

Blanchard, “Etkileri hem kişisel hem de kurumsal açıdan zarar verici. Yeni yöneticilerin yüzde 60’ından fazlası ilk iki yıllarında ya düşük performans sergiliyor ya da başarısız oluyor. Gerekli eğitimleri almadan bu ilk iki yıllık süreci atlatanlar ise kırması zor bazı alışkanlıklar ediniyorlar. Bu alışkanlıklar da ileriki yıllarda kendi gelişimlerini engelliyor.” diyor. Sadece Amerika’da, her yıl iki milyonu aşkın kişi liderlik serüvenine başlıyor ve Blanchard’a göre sadece bu bile kurumların (yönetim) eğitimlerini çok daha fazla ciddiye almaları için yeterince güçlü bir sebep oluşturuyor.

Çalışanları güvenilen birer yöneticiye dönüştürmek için güçlü ve etkili eğitim programları hazırlamak çok önemlidir. Bir yönetici olarak bağlı çalışanınızın ne yaptığı ve bir yere kadar da ne hissettiği, (özellikle de  işe ve şirkete  bağlılığı)  sizin sorumluluğunuzdadır.  

Blanchard, “Bazı kişiler doğuştan etkileme ve iletişim becerilerine sahip olabilirler. Ancak her yönetici ihtiyaç duyduğu bu becerileri öğrenip geliştirebilir.” diyor.

“Bazıları doğuştan başkaları ile nasıl iş birliği içinde çalışacağını ve uyum kuracağını bilir. Diğerleri ise henüz bu konularda onlar kadar gelişmemiş oldukları halde, liderlik rolü üstlenirler. Eğer yönetici olarak başarılı olmak istiyorsanız, mutlaka bir sisteme ihtiyacınız var. Bu sistem de herkesin fayda göreceği bir sistem.”