2019 Öğrenme ve Gelişim Trendleri —10 Uzman Görüşü

2019’a çok az bir zaman kaldı. Peki; liderlik, öğrenme ve yetenek gelişimi profesyonellerini önümüzdeki yıl bekleyen en önemli konular neler?

10 sektör uzmanı, stratejileri etkileyecek bazı kilit trendleri belirledi. Kurumunuzda planladığınız eğitim girişimlerini nasıl etkileyebileceğini görmek için okumaya devam edin.

Her bir trende ilişkin makalelere erişmek için özet kısımların sonundaki bağlantılara tıklamayı unutmayın ve 2019 trendleri hakkındaki webinarımıza katılma fırsatını kaçırmayın. Webinar ayrıntılarını, 10. trend başlığından hemen sonra bulabilirsiniz!

Çalışan ile Yapay Zekâ (AI) bir arada

Gartner’in en güncel araştırmasına göre; bazı kurumların, pilot denemelere veya yapay zekâyı kullanmaya başlamasına rağmen, kurumların %59’ü henüz yapay zekâ kullanımı ile ilgili araştırma ve planlama aşamasında bulunuyor.

Küresel işgücünün, yapay zekânın gelişi ile birlikte ekonomideki iş pozisyonlarının ortadan kalkabileceğine ilişkin bir korkusu olabilir. Buna karşın, New York Times çok satan yazarı ve Future Workplace Ortağı ve Araştırma Direktörü Dan Schawbel’e göre de yeni nesil çalışanlar önünde sonunda daha üretken olmak ve duygusal emek ortaya koymak için vakit yaratmak üzere bu teknolojilerle iş birliği içinde çalışmak zorunda kalacaklar.

“Robotların, işgücü piyasasını olumlu etkileyeceğini söyleyen raporlar kadar olumsuz etkileyeceğini söyleyen raporlar da var. Bununla birlikte ne olumlu ne olumsuz hiç bir etki yaratmayacağını iddia eden raporlar da mevcut. Gerçek olan tek bir şey var. Farkında olsun olmasın, iş gücü, gerek iş yerinde gerek iş dışında, robotları kullanmaya ve onlarla iletişim kurmaya git gide alışıyor.” Schawbel, “Alexa ve Siri gibi ses teknolojilerini iş dışında kullanıyoruz. Aynısını iş yerinde de isteyebiliriz.” diyor.

Kaynak: 2019’un En İyi 10 İş Yeri Trendi

Çalışanları rahatlatmak için Bilinçli Farkındalık’ı (Mindfulness) kullanmak

Şaşırtıcı bir biçimde çalışanların %94’ü iş yerinde stresli olduklarını belirtmişler. %33’ü ise stres düzeylerini “Yüksek-Sürdürülemez Bir Şekilde Yüksek” olarak belirtmiş. Bu durum onların sağlık ve üretkenliklerini oldukça etkiler. Aynı araştırmada Schawbel, stres düzeylerinin her hafta en az bir kez ev hayatını etkilediğini ifade eden çalışanların %50’den fazla olduğunu söylemiş. Tükenmişliğe ve yüksek işten ayrılma oranlarına yol açan stres ve kaygı nedeniyle şirketler, çalışanları için Bilinçli Farkındalık programlarına yatırım yapıyorlar.

Schawbel, “2022’ye kadar bilinçli farkındalık ve meditasyonun, %11,4 yıllık büyüme ile 2.08 Milyar Dolarlık bir endüstri olacağı tahmin ediliyor. McKinsey, Nike, Google, P&G, Intel, Adobe, Apple ve General Mills şimdiden çalışanları için çeşitli programlar yürürlüğe koydular bile.” diyor. General Mills’te yedi haftalık Bilinçli Farkındalık ve Meditasyon programı başladıktan sonra yapılan bir araştırmaya göre; katılımcıların %83’ü her gün üretkenliklerini en uygun düzeye çekmek için zaman ayırıyor, üst düzey yöneticilerin %80’i karar verme süreçlerini iyileştiriyor ve %89’u daha iyi dinleyiciler haline geliyorlar. Schawbel’e göre, bilinçli farkındalık çözümlerine ve milyonlarca kullanıcısı olan Insight Timer, Headspace ve Calm gibi mobil uygulamalara net bir şekilde talep var.

Kaynak: 2019’un En İyi 10 İş Yeri Trendi

Mevcut çalışanlardan daha iyi yararlanmak

2019 İnsan Kaynağı Yönetim Trendleri Raporunda, Ben Eubanks ve Trish McFarlane; GE, IBM, DXC ve Dutch Royal Shell gibi büyük şirketlerin, artık işe koca bir bütün olarak bakmadıklarını, işin öğelerine odaklanmaya başladıklarını vurguluyor. Örneğin spesifik beceriler. Bu firmalar, insanları müsait pozisyonlara en iyi şekilde nasıl yerleştirebileceklerini anlayabilmek için işgücünün sahip olduğu pek çok beceriyi tek tek inceliyor.

Eubanks, “İş gücünün kısıtlı olduğu iş pazarlarında işverenler, çalışanlarını bağlı tutmanın yollarını aramalılar. Gelişim, sürekli olarak insanların bağlılığını ve işte kalma oranını artıran etmenlerin en başında geliyor.” diyor. Mevcut çalışanlardan daha iyi yararlanılmasına destek olan teknolojilerin pazara girmesiyle, daha fazla şirket proje bazlı işleri kendi kurumlarındaki yetenekleri kullanarak gerçekleştiriyor. Böylece dış kaynak kullanımını, iç kaynak kullanımıyla dengeliyor.

McFarlane “Çalışanlar ile beceriler arasında daha önce hiç kurulmamış bağlantıyı kuran teknolojiler görüyoruz.” diyor. “Bu alanda ProFinda gibi firmaları izleyin. Bir teknolojinin; yeni işe alınan bir kişinin becerilerini, uzmanlığını ve bilgisini nasıl belirleyebildiğini; sonra da bu alanlarda, çalışanın gelişimini nasıl incelediğini ve şirket içinde kişi için zorlu fırsatları nasıl aradığını görmek için harika bir örnek teşkil ediyor.”

Kaynak: 2019 HCM Trendleri Raporu

İşe alma çalışmalarının bir parçası olarak, beceri eksikliklerini gidermek için eğitimler sunulması

Aynı raporda, araştırmacı George LaRocque, bazı öğrenme girişimleri tanımlıyor. Bu girişimlerde, öğrenme içeriği dışarıdan sağlanıyor. Bu eğitimler, kariyerlerinde ilerlemek isteyen ancak bir iş için gerekli temel becerileri olmayan özellikle de giriş seviyesi ve ilk kademe çalışanlar için uygun.

LaRocque’a göre, öğrenme içeriğine gittikçe daha çok erişim sağlayan işverenler, sadece yeni bir adayın eğitimine ve yetenek havuzunun gelişimine yatırım yapmakla kalmıyor, adayların bireysel bağlılık düzeyleri hakkında bir fikir sahibi de oluyorlar. Bazıları; stajyerlik, çıraklık ya da arzu ettikleri kariyer yolculuğunda onlara merdiven olabilecek bir alanda çalışmaları için düşünülebilirler. “Hem işverenler  hem yetenek bulma ve yerleştirme şirketleri tarafından genel yetenek havuzuna yapılan bu yatırım,  işveren markasını ve aday deneyimini olumlu etkilemek için bulunmaz bir fırsattır.”

Kaynak: 2019 HCM Trendleri Raporu

Kurum kültürü, işe alma alanına adım atıyor

Her geçen gün daha fazla firma, yaptıkları işi gerçekten anlayanların ilgisini çekmeye,  onları işe almaya ve ellerinde tutmaya odaklanacak. Neueda’da çalışanlara destek olmaktan sorumlu Matthew Hamilton “Bunu yapmanın en iyi yollarından biri şirketinizin toplum nezdinde değer sahibi olmasını sağlamaktır. Böylece insanlar, ne yaptığınızı ve daha da önemlisi nasıl yaptığınızı bilerek size başvururlar."

“Her aday takım çalışması ve iş birliğinden o kadar heyecan duymayabilir. Örneğin, sizin kurumunuz çoğunlukla bu tip bir iş ortamı sunuyorsa, karşı tarafın bunu bildiğinden emin olun. “ Hamilton, özellikle de bilinçli adayların, bir kuruma başvururken oranın kendileri için uygun olup olmadığını dikkate alacağını söylüyor.

Kaynak: 2019’da Dikkat Edilmesi Gereken İK Trendleri  

Robotik Zekâ'yı (RQ) artırmak

Human Resources Online’da gazetecilik yapan Priya Sunil’e göre; Robotik Zeka, dijital işgücü ve yapay zeka ile kol kola çalışanlar için temel bir öğrenme ve ölçme esası haline gelecek.

Sunil, Forrester’in araştırmasını paylaşarak, 2019 yılında iş dünyasındaki pragmatik dönüşüm, robotların gücünden yeteri kadar yararlanılmamasını ele alacak diyor. 

Kaynak: 2019 için Pragmatik Dönüşüm: İK’nın İzlemesi Gereken 3 trend
 
Pazarlama taktiklerini kullanarak işe alma stratejilerinde daha girişken bir yaklaşım

Kristine Martic, TalentLyft için olan son makalesinde “Artık yeteneği seçmiyorsunuz.” diyor. “Yetenek sizi seçiyor.” Bu yaklaşım değişimi tamamen yeni bir dizi zorluk ve işe alma trendleri getiriyor.

Mevcut iş pazarının %90’ı adaya bağlı. LinkedIn’in gerçekleştirdiği araştırmaya göre iş arayanların %75’inden fazlası artık iş başvurusu yapmadan önce bir iş veren olarak firmanın itibarını ve markasını araştırıyor. Kötü itibarı olan firmalar hem adayları cezbetmekte hem de çalışanları tutmakta zorlanıyor.

Martic, (pazarlama yöntemleri ve taktiklerini kullanarak hem sahip oldukları iş gücünü koruyup hem de yeni yetenekleri cezbetmek anlamına gelen) “işe alma pazarlaması” yapmaya başlayan firmaları takip etmek gerektiğini söylüyor. “İşveren markası olma sürecinde hedefiniz, adayları çekmek, dönüştürmek ve bağ kurmalarını sağlamak.”

Kaynak: 2019’da Gerçekleştirmeniz Gereken 15 Yeni İşe Alım Trendi

Eşit ücret ve bilinçdışı gerçekleşen ön yargı

strategicHRinc.com’da Üst Düzey İK Danışmanı Terry Salo’ya göre; eşit ücret ve bilinçdışı gerçekleşen ön yargı meseleleri, 2019’da da iş yerlerini etkilemeye devam edecek. Dolayısıyla da İK profesyonelleri ve iş liderlerinin bu alanlarda öncülük etmeleri gerekiyor.

200.000’den fazla katılımcı ile gerçekleştirilen yeni bir Harvard Global Online Araştırması’na göre; hem kadınların hem erkeklerin %76’sı cinsiyet konusunda ön yargılı ve kariyer için erkeklerin daha uygun olduğu, kadınların ise evde olması gerektiğine dair bir ön yargıya sahipler.

İş yerinde cinsiyet ön yargısı (ve sayısız bilinçdışı gerçekleşen ön yargı), hemen her gün, her konuda karşımıza çıkabiliyor. Ön yargının kurumların olduğu kadar çalışanların da başarılarını nasıl etkilediğine ilişkin eğitim programları yürürlüğe koyan firmalara bakın.

Kaynak: 2019 Yılında İK’da Yükselen Trendler

Tahminî analiz ve sanal gerçeklik

Ultimate Software’in Teknolojiden Sorumlu Başkanı, “Tahminî analiz ve gelişmiş raporlama kullanan firmaların yüzdesi, 2014’ten bu yana iki katına çıktı.” diyor. “Gelecekteki işe alma ve öğrenme platformlarında, tahmin yürüten işlemler göreceğimizi düşünüyorum. Kurumlar; öğrenme ve gelişim harcamaları, işe alma, kurumsal tasarım ve diğer yetenek ölçütlerinde kendilerini rakipleriyle ve denk kurumlarla kıyaslayabilecek.”

Rogers, çalışanların eğitiminde odaklanılacak sonraki keşif alanının sanal gerçeklik olduğunu ekliyor. “Uçuş simülatörlerini düşünün. Eğitimi devam eden pilotların gerçek uçaklarla uçması hem çok tehlikeli hem de çok masraflı olurdu. Bu nedenle, kas hafızalarını ve körelmiş reflekslerini geliştirmek için bu dijital simülatörlerde tekrar tekrar uçarak eğitim yapıyorlar.”

“Aslında sanal gerçekliğin günlük kurumsal eğitim hayatına katabileceği de temel olarak bu. Bu simülasyonlar her rol için gerekli olmayabilir fakat çoğu organizasyon, çalışanlara bazı zor durumları nasıl idare edeceklerini öğretme fırsatından yararlanacaktır. Kritik, idaresi güç Kara Cuma kalabalıklarını yönetmeyi ya da tehlikeli maddeleri kontrol altına almayı ve imha etmeyi bu durumlar içinde gösterebiliriz.”

Kaynak: 2019 Yazında Hangi İK Trend Teknolojilerini Tartışacağız?  

Dijital ve mobil öğrenme konusunda iyileştirmeler

Günümüzde çalışanlar, tüketici davranışlarına ve izleme kalıplarına göre içerik üreten YouTube veya Netflix algoritmalarına alıştı. Knowledge City Learning Solutions’daki araştırmacılar; çalışanlarınızın şirketinize ve yaptıkları işe, bu platformlara oldukları kadar bağlı olmalarını istiyorsanız, siz de aynı şeyi yapmalısınız diyor.

Bunun için eğitim malzemelerinizi, bu algoritmaları kullanan YouTube gibi platformlarda sunabilir veya benzerlerini mevcut dijital eğitim malzemelerinizin içine koyabilirsiniz. Böylece kişiye özel bir öğrenme deneyimi gerçekleşmiş olur.

Kaynak: 2019’da İhtiyaç Duyacağınız Altı Öğrenme ve Gelişim Trendi
 
Sektör uzmanı Josh Bersin bu konuyu biraz daha açıyor. “Kurumsal öğrenme platformları, müzik ve televizyondan oldukça farklıdır.  Buradaki içeriği eğlenmek için izlemiyoruz; gerçekten de bir şeyler öğrenmek için izliyoruz. İnsanların öğrenme platformlarına bağımlı hale gelmelerini istemeyiz. Bir şeyler öğrensinler, öğrendiklerini uygulasınlar sonra da işlerinin başına dönsünler."

“Aslında sonuçta yapmak istediğimiz; öğrenme sürecini insanların üzerinde çalıştıkları bir platforma yerleştirmek. Böylece yaptıkları işte daha iyi olabilmeleri için, sistem onları eğitip koçluk edebilir."

Aralıklı öğrenmeye, tasarlanmış tekrarlamaya, uygulamaya ve yeterlilik odaklı tavsiyelere ilişkin ilkeler sağlanırsa; Salesforce, Slack ve hatta Outlook gibi araçlar, etkileşimli ara yüzleri iş ortamı için sunabilirler.  

Kaynak: Kurumsal Eğitim için Yeni Bir Yaklaşım

İleriye bakalım – paylaş ve öğren!

Teknolojik ilerlemeler, daralan işgücü piyasası, beceri geliştirmeye veya şekillendirmeye yönelik planlara ve stratejilere ilişkin ihtiyacın artması ile 2019, ilginç bir yıl olacağa benziyor. Peki ya siz? Sizin 2019 planlarınız neler? Lütfen 2019 İnsan Kaynakları/Öğrenme Gelişim Trend Anketi’ni doldurarak planlarınızı bizimle paylaşın. 3 dakikalık bu kısa anketin sonuçları,13 Aralık’taki webinarın bir parçası olarak yayınlandığında, tüm katılımcılara iletilecek.
 
2019 Liderlik, Öğrenme ve Yetenek Gelişimi Trendleri
13 Aralık Perşembe
TSİ: 20:00

Bu ücretsiz webinarda Blanchard program yöneticisi David Witt The Ken Blanchard Companies’in 2019 İK/Öğrenme ve Gelişim Trendleri Anketi’nin sonuçlarını sizlerle paylaşacak. Witt; öğrenme ve yetenek gelişimi profesyonellerinin 2019'da ele alacakları en önemli öğrenme ve gelişim girişimini belirlemek için anket sonuçlarını irdeleyecek.

Ankete katılarak önümüzdeki yıl için planladığınız öğrenme girişimlerinizi meslektaşlarınızın girişleri ile kıyaslayarak nasıl olduklarını görün. Tüm dünyadan öğrenme ve gelişim profesyonelleri ile birlikte webinarımıza katılarak,
  • 2019 için belirlenen en önemli Öğrenme ve Gelişim girişimini,
  • Diğer önemli öğrenme ve gelişim girişimlerini ve mevcut öncelikler dikkate alındığında nasıl sıralandıklarını,
  • Önerdiğiniz çözüm için bütçe onayı almak üzere iş gerekçesini nasıl hazırlayacağınızı ve sunacağınızı
öğreneceksiniz.

2019 için meslektaşlarınızın nelere odaklandığını ve girişiminiz için nasıl bütçe onayı alacağınızı öğrenmek için bu fırsatı kaçırmayın.

Hemen kayıt olun!

Yazar Hakkında

David Witt The Ken Blanchard Companies’de program yöneticisi olarak görev yapmaktadır. Kendisi ödüllü bir araştırmacı ve aynı zamanda kurumun aylık webinarlarının da sunuculuğunu yapmaktadır.