İş Hayatında Dayanıklılık—Hayatta Kalmaya Değil Gelişime Odaklanın

Ne zaman dayanıklılık konuşulsa, insanların aklına fırtınalı bir denizde kocaman dalgalara direnerek ışığını uzaktaki gemilere ulaştıran bir deniz feneri ya da hiçliğin ortasında, çorak bir düzlükte, rüzgârın eğip büktüğü, hayata tutunmaya çalışan bir ağaç gelir!

The Ken Blanchard Companies Kıdemli Araştırmacısı David Witt, “Evet, dayanıklılığın bir yönü bu, ancak günümüzün çalışma ortamlarını düşündüğümüzde pek de gerçekçi değil,” diyor.

“Bu görseller ofise asacağınız bir posterde harika görünebilir ama büyüyen bir organizasyon için pek de doğru bir portre sayılmaz. Aslına bakarsanız, oldukça kasvetli resimlerdir. İş hayatında dayanıklılık; gelişimle ilgilidir, hayatta kalma ile değil!”

Witt, üstesinden gelmeye gayret ettiğimiz çalışma hayatının çok yorucu olduğunu ve hatta daha kötüsü; bitmeyen istekler, yakınmalar ve bezdiren görevler ile insanı tüketebileceğini kabul ediyor. Ancak böyle olmak zorunda değil.

“İşimizi nasıl gördüğümüze biraz dikkat edersek, sıkıcı ve rutin görevleri bile daha anlamlı ve hayat amacımıza uygun bir şekilde farklı ifade edip dönüştürebiliriz.”

Witt, çok satan iş kitapları yazarı Simon Sinek’in de içinde bulunduğu bazı gözde yazarların düşüncelerini paylaşıyor.

“Sinek, Start with Why: How Great Leaders Inspire Everyone to Take Action kitabında çalışma dayanıklılığı üzerinde duruyor. Aslında her şeyin işinizdeki amacınızı bulmakla ilgili olduğunu söylüyor. Liderler, noktaları birleştirerek insanların anlam bulmasına yardım edebilir.”

The One Minute Manager® kitabının yanı sıra liderlik ve yönetim üzerine 65’ten fazla kitabın ortak yazarı Ken Blanchard da buna çok benzer bir kavram öğretiyor. Blanchard ve Sheldon Bowles, Gung Ho! Organizasyonunuzun İhtiyaç Duyduğu Motivasyon* kitabında, insanların gerçek potansiyellerini ortaya koymalarını sağlayan işyeri kültürünün 3 anahtarını veriyorlar. Bunlar, En değerli iş, Kontrol altında hedefi gerçekleştirmek ve Birbirlerini olabildiğince cesaretlendirmek. Witt bu konuda onlarla hemfikir.

“Geçtiğimiz on iki yıl boyunca iş tutkusunu artıran veya azaltan faktörleri inceleyen araştırmamızdaki bulgularımıza göre, motive edici iş ortamını etkileyen unsurlar; Anlamlı İş, Özerklik, Lider ile Bağ Kurmak ve İş Arkadaşlarınız ile Bağ Kurmak. Diğer sekiz tanesi ile birlikte bu dört faktör; çalışanların kuruma uzun dönemli bağlılık göstermesini sağlar, yüksek düzeyde performans yaratır ve gerekli olduğunda daha fazlasını ortaya koymak isteyen çalışanları destekler ve geliştirir. İşte bunlar, kurumların hedeflemesi gereken organizasyonel dayanıklılığa katkı sağlar.”

Çok önemli bir konuya değinmek isteyen Witt, “evim” dediği San Diego’nun eski günleri ile ilgili bir hikaye paylaşıyor.

“Çoğu kişi San Diego’yu güneşli sahilleri, palmiye ağaçları ve tropikal manzarası ile yeşil ve güzel bir şehir olarak bilir. Ancak şehir ilk kurulduğunda böyle değildi. Her yıl çok az yağan yağmuru nedeniyle çoraktı ve Mayıs ile Kasım arasında neredeyse hiç yağmur yağmıyordu. Yazlar çok sıcak ve kuruydu.

Her yıl çok büyük ve söndürülemeyen yangınlar çıkardı. 1800’lerde insanlar buraya yerleştiklerinde bitki örtüsü oldukça kuruydu. Su o kadar azdı ki hiçbir bitki 6 metreden fazla büyüyemezdi ve çıkan yangınlarda her şey kül olurdu.

Birkaç on yılın ardından şehir büyüyüp gelişmeye başladı. Daha sonra, şu anda UC Berkeley olarak bilinen üniversitede bir botanist olarak yetişmiş Kate Sessions’ın aklına bir fikir geldi. Ağaç ekip onlara biraz ilgi ve özen gösterilirse San Diego daha güzel bir yer haline gelebilirdi.

Şehrin kuzeyindeki 100 hektarlık alanı bitki üretim çiftliği olarak kullanma karşılığında, Sessions büyüyen şehrin içinde ve etrafında her yıl 100 ağaç dikeceğini söyledi.

Kate Session’un orijinal bitki üretim çiftliği Balboa Park’ı haline geldi. Bu park, San Diego’nun baş tacı ve dünyaca ünlü San Diego hayvanat bahçesine de ev sahipliği yapıyor.

Hayvanat bahçesindeki bin bir çeşit hayvan türlerini herkes bilir ama hayvanat bahçesindeki eşsiz bitki ve ağaç koleksiyonunu kimse bilmez. Üstelik hayvan nüfusundan çok daha çeşitlidir.”

Witt’in anlattığı ağaçlardan biri şu anda hayvanat bahçesinin tam girişinde, çocukların bindiği atlı karıncanın hemen yanında yer alıyor. San Diego, o yıl Pan American Sergisi’ne ev sahipliği yapacağı için, Sessions o ağacı, 1914’de dikmiş.

“Bu bir kauçuk ağacı. Çoğumuzun evinde vardır ya da fidanlıklarda ve bahçelerde görmüşüzdür. Genellikle 30 cm ile 1.20 m arasında iken satın alınır. Şimdi ABD’de yaygın olsalar da Sessions zamanında egzotik kabul ediliyorlardı, çünkü Avustralya ve Asya’dan getiriliyorlardı.

Kate Sessions, kauçuk ağacını sergi sınırlarının hemen dışına dikmiş ve sonraki yıllar ona bakmaya devam etmiş. Sonunda ağaç büyümüş ve serpilmiş. Şu anda o ağaç 100 yaşını geçti ve neredeyse 30,5 m boyunda. Üstelik en tepesi de 45 m çapında. Harika, güçlü ve dayanıklı bir ağaç.

“Bugün iş yerlerimizde sahip olmaya ihtiyaç duyduğumuz dayanıklılık modeli aslında tam olarak bu. Dayanıklılığı, insanların ve organizasyonların büyüyüp gelişebilecekleri şartları temin etmek olarak görmeliyiz. Liderler; insanlara kötü zamanlarında yardım etmeli, yaptıkları işten anlam bulmaları için destek olmalı, onları neşelendirmeli ve kendilerine yetmeyi öğrenene kadar onlara gelişmeleri için olanaklar sunmalıdır.”

Witt, liderleri bu tip kurumlar yaratmaları için cesaretlendiriyor.

“En sevdiğim sözlerden biri şu Çin atasözüdür: ‘Bir ağaç dikmek için en iyi zaman 20 yıl öncesiydi. En iyi ikinci zaman ise bugün!’ Siz de çalışanların gerçek potansiyellerini nasıl ortaya çıkaracaklarını liderlerinize öğreterek dayanıklı organizasyonlar yaratmaya başlayın. 
 
 
Dayanıklı bir kurum yaratmak konusunda daha fazla öğrenmek ister misiniz? Bu ücretsiz webinarda bize katılın. 

Yönlendirme, Destek ve Motivasyon: Dayanıklı Bir Kurum Yaratmanın 3 Sırrı

22 Mayıs 2019 Çarşamba
TSİ: 19.00

Bu webinarda, Blanchard Kıdemli Araştırma Görevlisi David Witt; yönlendirme, destek ve motivasyon düzeylerini geliştirerek dayanıklılığı yüksek bir organizasyonun nasıl yaratılabileceğini gösterecek.

Witt,
  • Takım üyesinin gelişim düzeyini doğru teşhis edip ihtiyaçlarını karşılayan liderlik stilini sağlayarak kısa dönemli dayanıklılığı artırmayı,
  • Takım üyesinin; amaç ile bağ kurmaya, seçim yapmaya ve topluluğa ilişkin ihtiyaçlarına odaklanarak uzun dönemli dayanıklılığı artırmayı,
  • Mevcut liderlik gelişim programınızı değerlendirerek, eksik parçaları tamamlamayı veya temin etmeyi
anlatacak.

Çalışanların potansiyellerini ortaya çıkarmaları için liderlerinizi nasıl destekleyecebileceğinizi öğrenmek için bu fırsatı kaçırmayın. Böylece sonuç odaklı, bağlı ve dayanıklı olacaklar.

Kayıt olmak için tıklayın.