İş Takdir ve Ödüle Geldiğinde, Eliniz Sıkı Olmasın

Bugünlerde liderler maliyet kontrolü ve gelir artışı konularında yeni stratejiler geliştirmekle meşguller. Herkes kurumunda başarılı bir toparlanmayı hayata geçirmeye odaklanmış durumda. Zamanınızın büyük bir kısmını, kurumunuzun zor zamanlardan sağlıklı çıkışı için, stratejik ve operasyonel anlamda doğru liderlik sağlamaya ayırıyorsunuz. Bu arada zaman zaman etrafınıza bakarak, sizinle birlikte özveri ile çalışan iş arkadaşlarınızı takdir etmeyi unutmayın.

Bir kurumda takdir ve ödül kültürünün yerleşmesi, en üst düzeyce desteklenmesine bağlıdır. Kurumda her düzeydeki çalışanlar, yaptıkları işlerden dolayı değerlerinin bilindiğini, takdir gördüklerini hissetme ihtiyacındadır. Motive edici bir kültür oluşturmanın anahtarlarından biri budur. Aynı zamanda bu ihtiyacın karşılanması, ekonomik toparlanma yolunda ilerlerken, başarılı kurumları diğerlerinden ayırmamızı sağlayan farklılıklardan biridir.

Liderler çalışan takdirinin önemini prensipte kabul etseler de, çoğu kurumda bu prensibin olumlu etki yaratacak düzeyde hayata geçirildiğini söylemek mümkün değil. Bir grup çalışanı karşımıza alsak ve "işinde çok fazla takdir görenler kimler?" diye sorsak, elini kaldıran olmayacaktır.

Yöneticilerin çalışanlarını doğru işler yaparlarken daha sık yakalamalarına engel teşkil eden faktörler nelerdir?

The Ken Blanchard Companies'ten Kıdemli Danışman Ortak Mark Paskowitz'e göre bu faktörler zaman baskısı ve önceliklerin netleştirilmemesi. Çoğu yönetici içgüdüsel olarak çalışanlarını takdir etmenin önemini biliyor: Ancak önemli ile acil arasında bir seçim yapma ikilemindeler. Meşgul yöneticiler için odak icraat ve performansta, takdir ve ödül ise arkadan geliyor.

Buna karşın, çalışanların takdir ve ödüllendirilmesine gereken zamanın ayrılmaması bir öngörü eksikliğini de beraberinde getiriyor. Takdir, kökü derinlere inen bir insan ihtiyacıdır. Karşılanmadığında ise liderlere karşı güven, kredibilite ve bağlılık duygularında zayıflama ortaya çıkar. Bunlar bir kere zayıfladığında da performans aksamaya başlar. Önceleri fark edilmesi zor küçük ipuçları verse de sonrasında köklenmeye başlar. Müdahale edilmezse en sonunda, bedenleri iş yerinde ama beyinlerinde istifa etmiş elemanlarla çalışmaya devam edilir.

Paskowitz'in kelimeleri ile, "İş yerine gelmek ile, işinde en iyi performansı göstermek arasında bir fark var."

İş ortamının getirdiği çok çeşitli taleplerle boğuşurken, çalışanlar için o bir dakikayı ayırmayı unutmak çok kolaydır. Ancak bir an için yavaşlayıp diğerlerinin çıkardığı işleri fark etmek, memnuniyet, gönül birliği ve performansı daha yüksek düzeylere çıkaracak güçlü bağlar oluşturmanın anahtarıdır.

Gözümüzde canlandırabilmemiz için Paskowitz, sunduğu yönetim eğitimlerinden bir çalışmayı anlatıyor. Katılımcılardan, çalıştıkları en iyi ve en kötü liderleri düşünmelerini istiyor. Katılımcıların en iyi liderlerine ilişkin sürekli olarak vurguladıkları ortak nokta, birlikte çalışırken fark ve takdir edilmeleridir. Doğal olarak diğer faktörler de mevcut ancak çalışanların en çok hatırladıkları, fark ve takdir edilmeleri, bunun sonucunda da değer verildiklerini hissetmeleri.

 

ÇALIŞANLAR NE İSTER?

En iyi liderliği arayan yöneticilere Paskowitz, dış kaynaklı ödüllerden çok içsel ödüllerin motivasyona etkilerine bakmalarını tavsiye ediyor. Dış kaynaklı motivasyonla anlatılmak istenen, belirli bir görevin gerçekleştirilmesine yönelik elle tutulur ödül ya da teşviklerin sunulması. İçsel motivasyon ise, bireyin iş kaynaklı bir anlam bulma, keyif alma ya da gerçekleştirme duygusu.

Teşvik ya da maddi ödüller kısa dönemli davranışlar sağlayabilir ancak, uzun dönemli etki için liderler, iç motivasyonu arttırıcı ve daha kalıcı faktörlere bakmalıdır. Paskowitz'e göre bu da, bireyden bireye farklılık gösterir. Liderler için işin püf noktası, her bir çalışanını ayrı ayrı neyin motive ettiğini keşfetmektedir. Bunun anlamı da, çalışanların davranışlarını manuple etmenin yollarını aramak yerine, onları anlamayı içtenlikle istemektir.

Pazkowitz: "İşin en önemli kısmı burada" diyor. "Doğru noktadan yaklaştığınızı bilmelisiniz. Çalışanlarınızla konuşmaya zaman ayırın, nelerden hoşlandıklarını, neleri sevmediklerini, neleri yapmaktan zevk aldıklarını öğrenin. Sonra da "Bu ilişkiyi nasıl daha da geliştirebilirim?" diye sorun kendinize. Sorular sorarak bu kişi ile içtenlikle ilgilendiğinizi gösteren bir yakınlık kurmaya başlamış olursunuz".

 

ÇALIŞANLAR İÇİN İYİ OLAN, İŞİNİZ İÇİN DE İYİDİR

Paskowitz açıklamaya devam ediyor. " Liderler içsel olarak her şeyi doğru yaparlarsa, dışta gerçekleşenleri de ciddi olarak etkileyebilirler. Çalışanlar bir liderin onların becerilerini geliştirdiğini, onları özerkliğe taşıdığını, kendileri için bir öğretmen, bir mentör, bir örnek olduğunu hissettiklerinde, bu, çalışanların bağlılık düzeyini ve performansını şekillendiren farklı bir ilişki yaratır."

Ancak bunun için yüksek düzeyde duygusal zekaya, farkındalığa, ölçüm duyarlılığına sahip olmak ve emek vermek gerekir. Çalışanları her gün görmek, alışkanlıklarını, kim olduklarını, nelere ulaşmak üzere olduklarını bilmek önem kazanır. Yalnız bunlar her ne kadar zaman istese de, tüm zamanınızı tüketmesi gerekmez.

Paskowitz devam ediyor "Çalışanlar, yöneticilerinin kendilerine zaman ayırmasına açlar. Kurumda olanlara katılmak ve fikirlerinin dinlenmesi için fırsat sahibi olmak istiyorlar. Tutarlı bir şekilde bir kaç dakika ayırmak, fark yaratmak için yeterli."

Bu zamanı ayırabilen liderler kayda değer sonuçlara ulaşıyorlar. Günümüzde, çalışanlarınızın en iyi fikirlerine, yaratıcı ve yenilikçi düşüncelerine ihtiyacınız var. Kurumlar; çözümler yaratan ve bu çözümleri satan çalışanlarla ayakta duruyor, gelişiyor. Kendileri ile ilgilendiğinizi gören çalışanlar, size en iyi sonuçları veriyorlar. Çalışanları takdir etmek için zaman ayırmanın getirisi, hem çalışanlarda, hem de yatırımınızda doğrudan kendini gösteriyor.


Çalışanları takdir etme ve ödüllendirme konusunda daha fazla bilgi sahibi olmak ister misiniz? O halde ücretsiz webinarımızı dinleyin!

KISITLI BİR BÜTÇE İLE ÖDÜL VE TAKDİR

15 Aralık 2009 (gerçekleşti)

TSİ: 19:00-20:00

 

Sunan: Mark Paskowitz, The Ken Blanchard Companies Kıdemli Danışman Ortağı

Kesintiye uğrayan bütçeniz, kurumunuzun ödül ve takdir çabalarını rafa kaldırmanızı gerektirmez.

Bu webinarda The Ken Blanchard Companies'ten Kıdemli Danışman Ortak Mark Paskowitz bize, çalışanlarınızı düşündüğünüzü gösteren düşük bütçeli bir ödül programının nasıl yaratılacağını ve uygulanacağını gösteriyor. Sıra çalışanları ödüllendirme ve takdir etmeye geldiğinde para, elinizdeki önemli araçlardan birisi olsa da, tek araç değildir. Bazen basit şeyler—örneğin kalpten bir teşekkür— ile aynı etkiyi yaratabilirsiniz. Mark Paskowitz'e katılarak, çok para harcamadan çalışanların değerlerini bildiğinizi göstermenin yollarını keşfedin.

Öğreneceklerimizin bazıları:

  1. Çalışanları nelerin motive ettiğini anlamak ve bunlara odaklı bir ödül ve takdir programının nasıl tasarlanacağı
  2. Takdirin kişiselleştirilmesinin önemi—özellikle de yüksek performans gösteren çalışanlar için
  3. Çalışanları "doğru bir şeyler yaparken yakalamanın" önemi
  4. DOĞRU takdirin gücü
  5. Bir yerden başlamak için düşük maliyetli fikirler

Çalışan takdirinin yüksek maliyetli olması gerekmez. Çalışanlarınıza "teşekkür ederim" demenin yaratıcı ve düşük maliyetli yollarını öğreneceğiniz bu fırsatı kaçırmayın.

Webinarı İzlemek İçin