Liderlerinizin Gelişimi için Zaman Yaratın

İş Dünyasının hızı arttıkça, sadece acil ihtiyaçlara odaklanmak ve daha uzun vadeli başarılar getiren sistemsel meselelere önem vermemek ne yazık ki mümkün. Dikkat edilmesi gereken önemli alanlardan biri de liderlik gelişimidir. The Ken Blanchard Companies’de Program Direktörü olan David Witt, çalışan bağlılığı ve liderlik uygulamaları üzerine çeşitli araştırmalar gerçekleştirdi. Liderlik uygulamalarının, çalışanların bir kurumda çalışmaya devam etmesi üzerindeki etkisi ile birlikte çalışan mutluluğuna ve üretkenliğine olan etkisini de araştırdı.

“Bir şirket olarak, liderlik uygulamaları, çalışan tutkusu, müşteri adanmışlığı ve kurumun aldığı sonuçlar arasındaki ilişkiye baktık. Kurumun, çalışanlar tarafından algılanan liderlik uygulamaları var. Çalışanların, kurum bünyesinde çalışmaya devam etmeleri, yüksek performans göstermeleri ve tamamıyla kendi arzularına bağlı olan bir çabayı göstermeleri kurum içinde deneyimledikleri liderlik uygulamaları ile ilişkilidir. Yaptığımız araştırmalar bunu açıkça ortaya koydu.”

Witt’e göre, bir kurumun elde ettiği sonuçlar kurumun büyüklüğüne ve yönetimdeki mevcut boşluklar göz önüne alınarak, daha iyi liderlik uygulamaları ile yüzbinlerce ve hatta milyonlarca dolar arttırılabilir.

Witt: “Pek çok kurum, içgüdüsel olarak liderlik becerilerini geliştirerek daha iyi iş çıkarabileceğini biliyor. Asıl mesele, zaman. İnsanlar işlerini planlamak ve önceliklerini belirlemek için zaman bulmayı nasıl umuyorlarsa bu kurumlar için de geçerli.” diyor.

Witt: “Beceri gelişimini ertelemenin bir bedeli var. Bir iş bitim tarihinden ötekine projelerin tamamlanmasını sağlarken işler her zaman planlandığı gibi gitmez, olabileceğinden daha az üretken ve daha az verimli olabilir. Fazladan kaynakların kullanılması gerekebilir, insanlar kendilerini geç saatlere kadar çalışırken bulabilir ve böylece daha az mutlu olabilirler.

Witt: “Bunu kısa vadede başarıyla yönetebilirsiniz, ancak uzun vadede kaybettirir.” diyor. Her geçen gün hızlanan bu çemberin önüne geçebilmek için Witt kurumlara bir tavsiyede bulunuyor. Bir adım geri atmalı ve nerede olduklarını bir çift unsura bakarak yansıtmalılar. Müşteri memnuniyeti ve gelirler üzerindeki etkilerinden dolayı, bakılması gereken en önemli unsurlar, çalışan bağlılığı ve üretkenliğidir.

“Bir dakikanızı ayırarak çalışanların kurum bünyesinde çalışmaya devam etmeleri ve çalışan üretkenliği ile ilgili nerede olduğunuzu ve nerede olmak istediğinizi düşünmek önemlidir. Açıkçası, online hesaplayıcımızı kullananların girdiği verilerden elde ettiğimiz sonuçlara göre, pek çok kurumda, bu ikisi arasında bir uçurum var. Liderlik gelişimi eğitimlerine yapılan yatırımların geri dönüşünü hesaplamak için oluşturduğumuz “Hiçbir Şey Yapmamanın Maliyeti Hesaplayıcısı” ile elde edilen bir takım veriler var. Bu verilere göre, bu konuda yatırım yapmayan kurumlarda, müşteri memnuniyeti, çalışanların kurum bünyesinde kalma yüzdeleri ve çalışan üretkenliği yüzdeleri arzu edilenden çok daha düşük çıkıyor. (Kurumunuzun şu an bulunduğu yer ile olmak istediği yer arasındaki farkı bulmak istiyorsanız Hiçbir Şey Yapmamanın Maliyeti Hesaplayıcısı nı kullanabilirsiniz.)


BAŞLARKEN

Witt, liderlik becerilerini geliştirmek için adım atmak isteyen ama nereden başlayacağını bilmeyen kurumlara, bir pilot çalışmayı takım veya bölüm bünyesinde test etmelerini öneriyor.

“Çalıştığımız pek çok kurum bir pilot programla başlıyor ve bu liderlik gelişiminin mevcut takım ya da bölüm üzerindeki etkisini değerlendiriyor. Daha iyi bir liderliğin insanlarla gerçekleşebileceğini ilk elden görmek gerçekten harika!” Bu zaman ve çaba gerektirir ancak sonuçlar her zaman oldukça olumludur ve yatırımınızı fazlasıyla karşılar.” diyor Witt ve müşteri sonuçlarından referanslarla şu örnekleri veriyor:

  • Bir perakende kahve mağaza zincirinde, daha düşük performans gösteren mağazalarda satışlar ve üretkenlik arttı, pilot grupla yapılan çalışma neticesinde daha güçlü takımlar kuruldu, ilişkiler güçlendi ve çalışanların kurum bünyesinde çalışmaya devam etmesi ile ilgili oranda artış gerçekleşti.
  • Geçici Eleman Sağlama Hizmeti veren firmanın telefonda satış aramalarında ve gelirlerinde artış gerçekleşti.
  • Dünya çapında Bilgi Teknolojileri Hizmeti veren bir firmada, yeniden hizmet alan müşterilerin oranında %18’lik bir artış gerçekleşirken, çalışan bağlılığı ve memnuniyeti ile ilgili çok iyi sonuçlar alındı.


“Kurumlar ister küçük ister büyük olsun, liderler açık bir vizyon oluşturup takım üyeleri için şu an oldukları yer ile gidecekleri yer arasında bağ kurduklarında; çalışanların uyum, amaç ve bağları güçleniyor.” diyor Witt. 

Büyük hedefleri, çalışanların bireysel olarak yapabileceği küçük görevlere bölmek ki bu görevler çalışanların geçmiş tecrübelerine bağlıdır; yöneticiler için faydalıdır. Böylece çalışanların yeterlilik ve bağlılık düzeylerini tanımlayabiliyorlar. 

En önemlisi, Çok Boyutlu Liderlik® II gibi ortak bir dile sahip olmak, çalışanların görevle ilgili nerede olduklarını anlamalarına ve yöneticilerden ihtiyaçlarını talep etmelerine olanak sağlıyor.

Witt, bu dili şöyle açıklıyor: “Bu dil, konuşmaları güvenli, güçlü ve etkin yapmanın kısa bir yoludur. Hızlı, kaliteli görüşmeleri düzenli olarak yapmak kolay olduğu için çalışanlar daha çok bağ kurduklarını, uyum sağladıklarını ve yaptıkları işin daha anlamlı olduğunu hissederler.”


LİDERLİK UYGULAMALARI ÖNEMLİDİR

Witt’in açıklamalarına göre, “Önceki araştırmalar çalışan bağlılığı yüzdeleri ile müşteri memnuniyeti arasında güçlü bir korelasyon olduğunu ortaya koydu. Her iki durumda da bu iki unsur liderlik uygulamalarına bağlıdır. Sonuçta liderlik uygulamaları önemlidir.”

Liderlik uygulamalarına özen göstermeyen kurumlarda performanslar devamlı olarak düşmekte bu da sonuçlara olumsuz yansımaktadır. Günümüzün hızlı ve sürekli değişen iş ortamında, herkesin en iyi performansını ortaya koyması önemlidir. Bu durum özellikle, yaratıcılık, inovasyon ve fark yaratan düşünceleri ortaya koymak adına önemlidir. Bu sonuçları almak ancak; bağlılığı yüksek, tutkuyla çalışan insanlarla mümkün olur.

Bu gerçekleştiğinde, müşterilerin ihtiyaçlarına karşılık verirken daha odaklı, verimli ve etkin bir kurumunuz olur. Bu ortam, insanların içindeki en iyiyi orta çıkaracak, müşterilere daha iyi hizmet verecek ve sonuçta daha yüksek performans gösterilecek bir ortamdır. Bu aslında herkesin yararlandığı kazan-kazan yaklaşımıdır.

 


Kurumunuzdaki Liderliği Geliştirmekle İlgili Daha Çok Şey Öğrenmek İster misiniz? O Zaman Bu Ücretsiz Web Etkinliğinde Bize Katılın!


YÜKSEK POTANSİYEL LİDERLİK: ELDE ETTİĞİNİZ SONUÇLARI YÜKSEKLTMEK İÇİN ÜÇ STRATEJİ

30 Ekim 2013 Çarşamba
18:00 TSİ

Yetersiz liderlik uygulamaları, kurumlara milyonlarca dolara mal olmakta, çalışanların kurum içinde kalmasını ve genel olarak çalışan üretkenliğini olumsuz etkilemektedir. Bu webinarda, Blanchard Program Direktörü David Witt, liderliğin bu alanlarda etkisine ve performansı arttırabilmek için yapabileceklerinize değinecek.

The Ken Blanchard Companies’in son araştırmasından çıkarılan sonuçlara göre, katılımcılar hangi yönetim tekniklerinin en iyi sonuçları doğuracağını öğrenecek ve kurumların bu teknikleri uygulamasına engel olan ve sık karşılaşılan bazı kültürel engellerin neler olduğunu görecekler.

Bu webinarda:

  • Takımınızda ve departmanınızda, herkesin aynı noktada olduğu ve aynı yöne ilerlediği bir uyumu nasıl yaratacağınızı, 
  • Çalışan bağlılığını ve motivasyonunu sağlayan rutin yönetim uygulamaları,  
  • Direktif ve destek sağlamanıza olanak sağlayan yönetim dilini (kısaltmalarıyla birlikte) oluşturmanın hızlı ve etkin yolunu,
  • Bir çalışan, yönetici veya üst yönetici düzeyinde başlamak için ne yapabileceğinizi, 


öğreneceksiniz.

İyi liderlik, çalışanların kurumda çalışmaya devam etmesini, çalışan bağlılığının ve müşteri memnuniyetinin artmasını sağlıyor. Bununla birlikte, iyi liderlik uygulamaları sayesinde, üretkenlik, iş ortamındaki refah ve mutluluğu arttıracak şekilde yükseliyor.

Çalışanların işe gelmekten keyif aldıkları ve daha yüksek performans gösterdikleri bir iş ortamını yaratmak için gereken adımları öğrenmek için bize katılın.

Şimdi Kaydolun