Liderlik Yolculuğunuza Başlamak İçin Önce İçinize Dönün

İş dünyasının en çok satan yazarlarından Ken Blanchard liderliğin içten dışa vurduğuna inanıyor.  

“Liderlik, kişisel liderlikle başlayan dönüşümsel bir yolculuktur. Bu yolculuk kendinize şu zorlu soruyu sormanızla başlar: “ Hizmet etmek için mi, hizmet edilmek için mi buradayım?” Blanchard’a göre cevabınız önemli bir farkı yansıtıyor.

Eğer liderliğin tamamen sizinle, nereye gitmek istediğinizle, ne elde etmek istediğinizle ilgili olduğuna inanırsanız liderliğiniz tümüyle kendinize odaklı ve benmerkezci olacaktır. Diğer yandan, eğer liderliğiniz kurum ihtiyaçları ve çalışanları çevresinde oluşursa ortaya başkalarına daha fazla odaklı bir liderlik yaklaşımını destekleyecek seçimler çıkar. Bu iki farklı liderlik yaklaşımı oldukça farklı sonuçlar ortaya koymaktadır. Örneğin, The Ken Blanchard Companies tarafından yürütülen bir araştırma gösteriyor ki; bir liderin yaklaşımı çalışan bağlılığı ya da çalışan tutkusu gibi kurumsal bazda yapılan değerlendirmeleri etkilemektedir.

Ancak, çoğu lider gerçekten bir lider olarak kim olduğunu keşfetmiyor ve liderlik bakış açısını onu takip eden insanlarla paylaşmıyor. Sonuç olarak, bağlı çalışanlar liderlerinin neye inandığına ve kendilerinden ne beklediğine dair tahminler yürütmek zorunda kalıyorlar. Oysa bu durum, gereksiz bir şekilde patronlarını gözetlemelerine ve endişeli bir biçimde onların aklından geçenleri okumaya çalışmalarına sebep olur. 


LİDERLİK BAKIŞ AÇINIZI TANIMLAMAK VE PAYLAŞMAK


Blanchard en iyi yaklaşımın iletişime açık ve okunabilir olmak olduğunu dile getiriyor.  Blanchard bu kavramla Noel Tichy’nin kitabı The Leadership Engine (Liderlik Motoru)’i okuduktan sonra ilgilenmeye başladı. “Tichy, gerçek liderlerin net bir liderlik bakış açısına sahip olduklarını ve bunu başkalarıyla paylaşmaya gönüllü olduklarını ifade ediyor. Bu beni düşünmeye itti ve sonuçta başlı başına bir program yarattık. Bu program, liderlerin kendi liderlik bakış açılarını belirlemelerine yardımcı oluyor. O kadar çok insan yöneticilerinin ne düşündüğünü tahmin etmekle uğraşıyor ki; bu program sayesinde bu sorun ortadan kalkacak. Blanchard Tichy’nin düşüncesini Patrick Lencioni’nin ortaya attığı bir görüşle ilişkilendirdi. Lencioni liderleri insan olduklarını ve kırılgan olabileceklerini ve bunu çalışanlarına göstermeleri konusunda cesaretlendirmektedir. Blanchard “Kim olduğunuzu gösterin. Çalışanlarınız zaten kusursuz olmadığınızı biliyor. İnsanlara nereden geldiğinizi ve ne gibi inançlarınız olduğunu paylaşmanız önemli” diyor. Blanchard, gerçek liderlerin hizmet eden liderlik felsefesine sahip olduğuna inanıyor. Hizmet eden liderlik iki yönlü bir yaklaşımdır. Vizyon ve yönü ifade eden stratejik liderlik ile etkin günlük yönetim uygulamalarını içeren operasyonel liderliği birleştirir. Blanchard’ın ifade ettiği üzere “Hizmet eden liderliğin temeli şu şekilde oluşur. Vizyon ve yön tanımlandığında kurumsal piramit tersine döner ve liderler çalışanları için çalışırlar.” 

“İnsanlar liderlik ve yönetim hakkında iki farklı şeymiş gibi konuşurlar. Bu tartışmaya girmekten hoşlanmam çünkü yönetim her zaman kısa çöpü çekip kazanan taraf olur. Tüm liderlerin stratejik liderliğe- vizyona ve gidilecek yönü belirlemeye- ve operasyonel liderliğe-uygulamaya-ihtiyaçları vardır.”

 

HİZMET EDEN LİDERLER İÇİN EN ZORLU GÖREV

Blanchard’ın deneyimlerine göre, en iyi yöneticileri bile hizmet eden iyi birer lider olmaktan alıkoyacak iki durum vardır. İlki aşırı özgüvendir- Kendinizi olması gerekenden fazla düşünürsünüz. Bu durum oluştuğunda liderler kendilerini ön plana çıkarmanın yollarını ararlar. Diğer durum ise, korku ve özgüven eksikliği ile oluşan durumdur.  Bu liderler de zamanlarını kendilerini korumak için çabalayarak geçirirler. İlginçtir ki bu iki davranış biçiminin temel kaynağı aynıdır. Blanchard: “Bu egodur” diyor. “Bu, aslında her insanın sahip olduğu bir şeydir. Ne zaman biri ‘egosu olan bir insan değilim; ne kendimi aşırı beğenmişim ne de kendimden şüphem var!’ dese yarı şaka bir üslupla ‘iddiaya girerim başka konularda da yalan söylüyorsundur.’ derim. Hepimizi yoldan çıkaran şeyler vardır.” 

Yöneticilere egoyu tanımlamaları için yardım etmek onların liderliklerini etkileyecektir. Blanchard zaman zaman workshop ve iki günlük yoğun programlar içerisinde İsimsiz Egolar isminde bir bölüme yer veriyor.
 
“İsimsiz Egolar bölümü her katılımcının ayağa kalkıp “Merhaba, Ben Ken ve ben bir ego manyağım. Egomun beni en son yakaladığı yer…” diye devam etmesiyle başlıyor ve daha sonra katılımcılar kendilerini aşırı özgüvenin ya da özgüven eksikliğinin sürüklediği olayları paylaşıyorlar.

İsimsiz Egolar bölümleri yöneticiler arasında o kadar sevildi ki Blanchard programlarını bitiren bazı kişiler ofislerine döndüklerinde toplantılara başlarken bu tekniği kullandılar. 

Blanchard: “Gördüler ki; bu teknik, takımlara daha özgür bir biçimde çalışmaları için oldukça yardımcı bir yöntem. İnsanların hassasiyetlerini paylaşarak özgün ve açık olmaları çok güçlü bir yaklaşım.” diyor.

“Ego Dünya’daki en büyük bağımlılıktır. Öz değerlerinin kendi performansları ve başkalarının onlar hakkında görüşlerinden oluştuğunu düşünen o kadar çok insan var ki. Ancak bu sonu olmayan bir çıkarım. Kendi değeriniz (öz değeriniz) “orada bir yerde” olduğu sürece herkese açık demektir.”


İYİ ALIŞLANLIKLAR KURMAK 

İçindekileri dışına yansıtan bir yaklaşım seçmek isteyen liderler için son bir sorusu var.  “Hayatta olmak istediğiniz insanı düşündüğünüzde kendinizi şu an nerede görüyor ve o insana dönüşmek için gün be gün neler yapıyorsunuz? Çoğu insan bunun üzerine düşünmez. Bu, güne nasıl başladığınızdan, ne okuduğunuza, ne çalıştığınıza kadar kim olduğunuzu olumlu bir şekilde etkileyen pek çok şeyi içerir.” 

“Gündelik alışkanlıklarınızı ve onların hayatınıza etkisini ve her gün hayalini kurduğunuz insana dönüşmek için atabileceğiniz adımları düşünün. Kim olduğunuzu keşfetmek için zaman ayırın. Liderlik yolculuğu, içinizde başlar ancak nihayetinde bu yolculuğun çevrenizdeki insanlara etkisi inanılmaz olacaktır.”

 



Liderlikle ilgili kişisel yaklaşımınızı nasıl keşfedeceğinizi öğrenmek ister misiniz? O zaman bu webinarda bize katılın!


EGONUZUN KARİYERİNİZİ YOK ETMESİNE İZİN VERMEYİN–4 UYARICI İŞARET

25 Temmuz 2012 Çarşamba
19:00- 20:00 TSİ 

Çoğu lider kötü alışkanlık ve davranışlarla ortaya çıkmaz. Öyle olsaydı, hiçbir zaman geldikleri noktaya gelemez, başarılı olamazlardı. Ancak kim olduğunun farkında olmamak, aşırı yüksek bir ego ile birleştiğinde en iyi yöneticileri bile yoldan çıkarır. 

Bu webinarda, yazar ve The Ken Blanchard Companies Program Direktörü David Witt sizin ve kariyerinizin aleyhine iş başında olan bir egoyu fark etmenizi sağlayacak 4 uyarıcı işaretten söz edecek.
 
Ego ve Liderlik alanındaki en iyi görüşlerden yararlanacak ve:

Egonuzun kariyerinizi ve liderlik etkinliğinizi ele geçirdiğini gösteren 4 uyarıcı işareti,
Ego ve kötü iş kararları arasındaki bağlantıyı, 
Özgüven ve korkunun; yöneticileri, kendilerini ya ön plana çıkarttıkları ya da korudukları bir döngüye nasıl ittiğini,
Egoyu olması gereken yere koymanın ve dengeyi korumanın 3 yolunu,

öğreneceksiniz.

Ego liderliğin bünyesinde mevcuttur.  Ancak, dengede tutulmalı ve güçlü yanları zayıflığa dönüşecek kadar kullanılmamalıdır. Egonuzun liderlik etkinliğinizi etkilemesine izin vermeyin ve bu etkinlikte onu nasıl tanımlayacağınızı, değerlendireceğinizi ve eğer gerekiyorsa yeniden nasıl dengeleyeceğinizi öğrenin. 

Şimdi Kaydolun!