Motivasyon baştan yazılıyor: Şimdi değişim zamanı

Yeni motivasyon bilimi, performansı üst düzeylere çıkarmayı başaran şeylerin neler olduğuna dair bakış açısında devrim yarattı. Yöneticiler hedefler belirleyerek çalışanların bu hedeflere uygun olarak performans göstermelerini bekliyor ve “sonuçlar ve hesap verilebilirlik” kartını oynuyorlar. Çalışanlar da sonuçlara ulaşmak üzere sıkı çalışıyorlar.   Ancak, çalışanların büyük bir kısmı artık bir çeşit değişim arayışında. 

Motivasyon uzmanı ve The Ken Blanchard Companies® Optimal Motivasyon™ sürecinin yaratıcılarından Dr. David Facer'a göre yöneticiler, çalışanların kusursuz iş çıkaracakları bir ortamı yaratmaya odaklanmalılar. Facer, çalışanların ciddi bir baskı hissettiğine ve yeterli desteği görmediğine inanıyor.  

"Çalışanlar, yöneticilerin çalışan bağlılığını farklı bir şekilde sağlamalarını bekliyor.  Yöneticilere, insanların hayal gücünü çalıştıracakları, doğuştan gelen yeteneklerinden faydalanarak iyi iş çıkaracakları ve bunu yaparken de isteyerek ve hevesle birlikte çalışacakları bir iş ortamını yaratmayı nasıl başaracaklarını anlatmalıyız. Böylece, çalışan bağlılığını sağlayacakları, enerji ve yaratıcılık için yeni kaynaklar bulmuş oluruz. Sonuçta, yöneticiler ve üst düzey liderlerin “sonuçlar ve hesap verilebilirlik kartını” oynadıkları zaman elde edemedikleri inovasyon ve rekabet avantajını elde ederiz.


MOTİVASYON NEDEN DEĞİŞMEDİ?

Facer, yöneticilerin aslında iyi niyetli olduklarını  düşünüyor. Ancak ona göre , yöneticiler yeni yöntemlerle çalışan bağlılığını nasıl sağlayacaklarını bilmiyor. Dolayısıyla, çalışanların motivasyonunu sağlamak için geleneksel yöntemleri kullanıyorlar. Bunun içinde ise, özünde maddi temel olan yan haklar, ödül ya da takdir programları yer alıyor.  Facer, ödül sistemine dayalı yöntemlerin önemli olduğunu kabul etmekle birlikte bu yöntemlerin yaptıkları işle ilgili olarak çalışanlar için anlamlı ve önemli olan diğer unsurları göz ardı ettiğini vurguluyor. 

"Liderler çalışanlara sadece maddi bir şekilde yaklaştıklarında, çalışanlar yanlış anlaşıldıklarını hissediyorlar.  Optimal Motivasyon'un ve yeni motivasyon biliminin temel noktası ise bize meselenin “daha fazla”ya sahip olmak olmadığını, asıl meselenin kalite olduğunu anlatmasıdır. Motivasyonu olduğu kadar iş ortamının kalitesini de özerklik, ilişki kurabilirlik ve yetkinliği arttırarak değiştirebilirsiniz.

"Eğer değişmezsek, on yıllardır sergilediğimiz davranışları sergiler, aynı konuşmaları yaparız.  Artık, kendimize şunu sormalıyız: ‘40 yıldır yaptığımız şeyleri yapmaya devam ederek daha iyisini nasıl bekleyebiliriz?’”

"İlk olarak, şunu farketmemiz gerekiyor; insanlar çalışacakları kurumla ilgili seçimlerini o kurumda kendileri için ne gibi olanaklar olduğunu değerlendirerek yapıyorlar. Yaptıkları işte; bir görev, hedef ya da bir durumla karşılaştıklarında, söz konusu şeyin çabalarına değecek bir avantaj sağlayıp sağlamadığına bakıyorlar. Bu avantajların büyük bir kısmı, bu görev, hedef ya da durumun kendilerine daha fazla seçenek ile özerklik sağlayıp sağlamadığı ile ilgili.  'Bu benim gelişmeme ve ilişkilerimi zenginleştirmeme yardım edecek mi?', 'Mevcut işimde ve kariyer sürecimde gelişmeme olanak sağlayacak mı?' Eğer bu sorulara birinin verdiği cevap çoğunlukla evet ise, o insan, olumlu, optimist ve geleceği planlayan bir insandır. Bu yaklaşım da o göreve, hedefe ya da duruma daha yaratıcı bir katılımı beraberinde getirir.

"Eğer çalışanın özerklik, başkalarıyla ilişki geliştirme ya da yetkinlik ile ilgili beklentileri karşılanmaz ise ilgisiz, soğuk ve gönülsüz bir katılım olur. Çalışanlar, entellektüel birikimlerinin tümünü ve yapabileceklerinin en iyisini ortaya koymazlar.  Sadece keyfi bir çaba sergilerler. 


YÖNETİCİLERİN ÖNEMLİ ROLÜ

Yüneticilerin pozisyonları gereği önemli bir rolü var. Çalışanlardan daha fazla kaynak, güç ve yetkiye sahipler. İnsanların başarılı olduklarını hissettikleri bir iş ortamını yaratmakla ilgili daha fazla fırsata sahipler. Facer’a göre, bu demek değil ki insanlar arkalarına yaslanıp kusursuz bir yöneticinin gelmesini beklemeli. 

"Bireyler; iş ortamından hissetmeye ihtiyaç duydukları enerji, canlılık ve iyiliği tanımlamalı ve dile getirmeliler. Bu, kendi aralarında ve yöneticileri ile yapacakları bir takım konuşmaları beraberinde getirecektir.  Böylece, iş ortamında yaşadıkları olaylar üzerinde düşündüklerinden daha fazla kontrole sahip olduklarını hissedecekler. Çalışanlar, özerklik ilişki kurabilmek ve yetkinliği arttıracak ve güçlendirecek beceriye sahiptir."

"Bu yeni anlayış, “sonuçlar ve hesap verilebilirlik” kartı ya da çalışan bağlılığı meselesini para ile kapatmaya çalışmak yerine motivasyonu sağlamak adına başka olasılıklar olduğunu vurguluyor.  Kurumlarda ve bireylerde henüz hiç kullanılmamış bir enerji kaynağı var ve bu kaynağı ortaya çıkararak yöneticiler daha geniş bir etkiye sahip olabilirler.” 


OLUMLU GELİŞME YARATMAK 

Yöneticiler ve çalışanlar dış teşviklerin yanında özerklik, başkalarıyla ilişki geliştirmek ve yetkinlik gibi unsurları da bakış açılarına dahil ettikleri zaman, işlerinde parlayacaklar. Böyle yaptığınızda, tutum ve hareketlerde bir değişim gözlemleyeceksiniz. Söyledikleri ve diğerleriyle olan çalışma şekillerine yansıyacak. 

Zamanla insanların birbirleriyle olan iletişimini, bilgi paylaşımını ve birlikte sorunları çözme şekillerini değiştirecek. Bu aynı zamanda insanların yeni fırsatlara tepki verme biçimlerini de değiştirecek.  
Facer: "Bahsettiğimiz şey, bir kurumun ya da müşterilerinin yaşamında dönüşümsel bir etki oluşturacak inovatif ürün ve hizmetlerin yaratılmasını beraberinde getiren çevresel bir değişimdir. Müşteriler, ister ürün, ister hizmet, isterlerse sağlık hizmeti satın alsınlar bu onların hayatında söz konusu etkiyi yaratacaktır. İş anlamında iyi sonuçların ortaya konacağı mantıksal bir gelişimdir. Araştırmalar Optimal Motivasyon'un yaratıcılığa bağlı olduğunu ve o yaratıcılığın da zamanla inovasyon, yeni ürün ve hizmetleri beraberinde getirdiğini gösteriyor.  Bu şekilde çalışan kurumlar ise kendi alanlarında lider olabiliyor ve kuruluş amaçlarını yerine getirebiliyorlar.” 

 


Çalışan bağlılığını sağlayacağınız bir iş ortamını nasıl yaratacağınızı öğrenmek ister misiniz? Bize bu ücretsiz webinarda katılın! 


BİR BECERİ OLARAK MOTİVASYON: YÖNETİCİLER VE ÇALIŞANLAR İÇİN STRATEJİLER


28 Kasım 2012, Çarşamba
19:00 TSİ

Yöneticileriniz ve çalışanlarınız kendilerini motive eden bir iş ortamını nasıl yaratacaklarını biliyorlar mı? Çoğu insan, bir şeylerin eksik olduğunu biliyor ya da hissediyor, ancak bunun tam olarak ne olduğunu bulamıyorlar.  Dolayısıyla, çalışanları motive etmek için ödül ya da takdir gibi geleneksel yöntemleri kullanıyorlar. Bir yandan bu yöntemler önemini korurken öte yandan yapılan araştırma gösteriyor ki bu hikâyenin sadece bir kısmı. Sadece geleneksel yöntemleri uygulamak çalışanların işten kendilerini soyutlamalarına neden oluyor.  

Kurumların taze bir yaklaşıma ihtiyaçları var. Bu interaktif web etkinliğinde motivasyon uzmanı Dr. David Facer, yaşanmış örnekler ve pragmatik stratejiler ile heyecan veren bir araştırmayı bizlerle paylaşacak. Çalışan bağlılığı, yaratıcılık, inovasyon, üretkenlik ve çalışan refahı ile ilgili gelişmenize yardımcı olacak bu imkanı siz de değerlendirebilirsiniz. 

Bu webinarda :

  • Çalışanların temel psikolojik ihtiyaçlarını karşılamanın kısa ve uzun dönem performans, sağlık ve refahı  nasıl etkilediğini,
  • Gün içerisinde yaptığınız liderliği kolaylaştıracak ve çalışanların günlük iş deneyimlerini iyileştirecek en iyi motivasyon uygulamalarını, 
  • Yerine getirmekten hoşlanmadığınız ya da ötelediğiniz bir görev, hedef ya da durumla ilgili olarak Motivasyonel bakış açınızı değiştirmenin ne demek olduğunu 


öğreneceksiniz.

En iyi yönlerinizden faydalanmayı, diğerlerinin en iyi yönlerini ortaya çıkarmayı ve insanların sıkı çalışma ve anlamlı sonuçlar ortaya koyma isteğini güçlendirecek motivasyon becerilerini öğreneceğiniz bu fırsatı kaçırmayın. 

Şimdi Kaydolun!