Günümüz Takımlarında Uyuşmazlıkları Çözmek için Karşılıklı Konuşma Kapasitesini Geliştirmek

Takımlar dört temel gelişim aşamasından geçerler. Bir takım; yeni başladığında Oryantasyon, uyuşmazlıklar ortaya çıkmaya başladığında Hayal Kırıklığı, takım üyeleri birbirleriyle nasıl çalışacaklarını öğrenmeye başladıklarında Bütünleşme; etkili ve verimli bir şekilde amaç ve hedeflerine ulaşmaya başladıklarında ise Üretim aşamasındadır.

Çok satan iş kitapları yazarlarından Craig Weber, yakın zamanda HR Grapevine’da yer alan makalesinde, “İçtenlik ve merakı dengeleyebilme becerisi özellikle de takım gelişiminin Hayal Kırıklığı aşamasında çok önemlidir. Bu aşamada uyuşmazlık yüksek, yanlış anlaşılmalar yaygın ve takım uyumunu riske atma ihtimali her zamankinden çoktur,” diyor.

Conversational Capacity ve Influence in Action kitaplarının yazarı Weber, yeni Takım Liderliği programı tasarımı için The Ken Blanchard Companies ile birlikte çalıştı.

“Yüksek içtenlik, görüşmelerin açık ve doğrudan olmasını sağlar. İnsanlar en iyi fikirlerini, en büyük endişelerini ve en yaratıcı önerilerini açık ve ikna edici bir şekilde dile getirirler.”

“Aynı zamanda yüksek merak, görüşmelerin açık görüşlü, öğrenmeye meraklı ve odaklı olmasını sağlar. Takımdaki bir kişinin görüşü diğerlerinden farklı ise savunmaya geçmek yerine diğer takım çalışanları o kişinin neyi farklı gördüğünü keşfetmek isterler. Ne öğrenebileceklerini görmek için sorular sorarlar. İçtenlik ve merakın dengede olduğu bu optimal noktada en iyi takım çalışması ortaya çıkar.”

Weber, bir bireyin veya takımın baskı altındayken bu optimal noktada kalabilme becerisini onların karşılıklı konuşma kapasitesi olarak adlandırıyor. Takımın karşı karşıya kaldığı sorun ne kadar zor, hedefleri ne kadar zorlayıcı, takım üyelerinin kişilikleri ve fikirleri ne kadar farklıysa, bu kabiliyet de takım performansı için bir o kadar daha önemli hale geliyor.

“Bir takım, bu optimal noktadan ayrıldığında karşılıklı konuşma kapasitesi azalır. Bu durumun nedeni, takım üyelerinin kutuplardan birine sürüklenmesidir. Bir toplantıda içtenliği bıraktıysam, fazla ihtiyatlı ve temkinli hale gelirim. Orada sessizce oturur ve söylemem gereken şeyleri söylemem. Konuşsam da demek istediğimi yumuşatır veya biraz değiştirerek söylerim. Öte yandan merakım azalırsa yeni fikirlere kapalı, kibirli ve itirazcı birine dönüşebilirim. Konuşmaya zihnim kapalı çenem açık bir şekilde katılırım.

“Bu yüzden karşılıklı konuşma kapasitesi, etkili ve verimli takım çalışmasının sadece bir bölümü değildir. Aksine onu tam anlamıyla tanımlar.

En önemli konular hakkında üretken bir biçimde konuşamayan insanlardan oluşan bir takım, aslında bir takım değildir. Durum gerçekten gerektirdiğinde verimli şekilde çalışamayan bir öbek insandır.”

Bu optimal noktada çalışabilmek, takım üyelerinin uzmanlaşabileceği bir öğretidir. Takımlarının konuşma kapasitesini artırmak ve iş ilişkilerinin iyileştirmek için bu öğretiyi uygulamaya koymaya istekli olurlarsa bunu başarabilirler.

“Bir toplantının nasıl geliştiği veya bir kararın nasıl verildiği üzerinde bir kişinin bile inanılmaz etkisi vardır. Bazılarımız doğal bir şekilde meraklı iken bazılarımız da yaradılışımız gereği içten olabiliriz. Ancak hepimiz daha dengeli bir şekilde iletişim kurmalıyız. İçtenlik ve merakı dengeleyebilme becerisini kullanarak, takımlarımız, kurumlar ve topluluklarımızda çok güçlü bir fark yaratabiliriz.

“İki kitabımda da Brezilyalı caz sanatçısı Airto Moreira’nın caz müziği ile ilgili şu sözlerine yer verdim: ‘Çalanı dinliyorum ve sonra da eksik olanı çalıyorum.’ Çevremizi nasıl etkileyebileceğimizi düşünmek için harika bir yol. Bir görüşmede konuşulana daha fazla dikkat etmeyi öğrenebilir ve sonra da eksik olanı tamamlamak için gerekli becerileri öğrenebiliriz. Bu toplantıda içtenlik mi eksik? Çoğalması için ne yapabilirim? Merak mı az ve insanlar saçmalamaya mı başladı? Konuşmaların hararetini düşürmek ve odaklandığımız meseleye geri dönmek için ne yapabilirim?

Weber’a göre bir kurum aslında konuşan bir topluluktur. Liderlik de bu konuşmanın doğasını şekillendirir. Etkin liderler; konuşmaları öğrenmeye, ilerlemeye ve gelişime yönlendirir.

“Yaptığım çalışmaların temel fikirlerinden biri, 'mevkiniz veya göreviniz ne olursa olsun, daha sağlıklı iş ilişkileri, takımlar, kurumlar ve toplumlar yaratmakta nasıl önde gelen bir rol oynayabileceğiniz' üzerinedir. Bunun anahtarı, kendi takımınızın karşılıklı konuşma kapasitesini artırmaktır.”
 
Kurumunuz takımlarına içtenlik ve merak kazandırmak hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misiniz? Bu ücretsiz webinarda bizlere katılın.
 
 
Takım Uyuşmazlıklarını Çözmek: Zorlu Görüşmeleri Gerçekleştirmek için 3 Anahtar

31 Ekim Perşembe
21:00 TSİ

Bu webinarda, çok satan iş kitapları yazarlarından Craig Weber, Conversational Capacity (Karşılıklı Konuşma Kapasitesi) kitabından bazı bilgileri paylaşacak. Takım liderlerinin, içtenlik ve merak arasındaki dengeyi sağlayarak zor konular hakkında nasıl yapıcı ve öğrenme odaklı diyaloglar geliştirebileceklerini anlatacak.
Weber’in üzerinde duracağı konular:
 
  • Takım gelişiminin dört aşaması – Oryantasyon, Hayal Kırıklığı, Bütünleşme ve Üretim
  • Hayal Kırıklığı olarak tanımlanan Takım Aşaması 2’de uyuşmazlıklar ortaya çıktığında ve insanlar problemler hakkında konuşmakta zorlandıklarında nasıl verimli görüşmeler gerçekleştirebilirler?
  • İçtenlik ve merak kavramlarını kurumunuzda nasıl hayata geçirebilirsiniz?
Dengeli bir diyalog; daha iyi takım çalışmasına, daha güçlü fikirlerin bulunmasına ve daha iyi tercihler yapılmasına yardım eder.

Takımlarınızın karşılıklı konuşma kapasitesini nasıl artıracağınızı öğrenmek için bu fırsatı kaçırmayın!

Bu etkinlik The Ken Blanchard Companies katkılarıyla ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir.

Kayıt olmak için tıklayınız.