Uyuşmazlık, Belirsizlik ve Karar Verme: Takımları Yoldan Çıkaran En Önemli 3 Etken

The Ken Blanchard Companies danışmanlık hizmetleri direktörü ve yeni Takım Liderliği programının ortak yazarlarından Lael Good’a göre, uyuşmazlık ve bununla etkin bir şekilde başa çıkamamak, takımlarda işlerin raydan çıkmasına sebep olan üç önemli etkenden ilkidir.

Good, “Eğer konuyla ilgili bir eğitim alınmamışsa, insanlar uyuşmazlıkları çözerken başkalarının fikir ve görüşlerinin fark edilip dinlenmesine özen göstermeyebilirler. Bunun yerine, uyuşmazlığı kendi yarattıkları stratejiler ile ele alırlar,” diyor. “Bir uyuşmazlık durumunda kaç ya da savaş yaklaşımlarından birine başvurup başvurmadığınızı Takım Liderliği programında gösteriyoruz. Bu iki seçenek, bir takımın en iyi şekilde çalışması için hiç de iyi değil. Hedefimiz, ekip üyelerinin kendi görüşlerini açık bir şekilde paylaşıp, uyuşmazlıkları konuşabilecekleri bir ortam yaratmaktır. Çünkü bir takımın yüksek performansa ulaşabilmesi için tek yol budur.”

Good, takım çalışanlarının dikkate alınması gereken farklı kişilik tipleri olabileceğini söylüyor. Örneğin, bazıları savaşçı tiplerdir; takıma kendi düşüncelerini anlatmak konusunda çok açıktırlar. Bazıları da çekingendir; endişelerini dile getirirken dikkatli olurlar hatta (onlar hakkında) konuşmaktan kaçınırlar.

“Her kişinin uyuşmazlıklara yaklaşımı, onun kişiliği ile bağlantılıdır. Takımlarda çeşitlilik aslında çok önemlidir çünkü bu durum çözüm bulmak için daha fazla fırsat ortaya çıkmasını sağlar. Bununla birlikte, olayları farklı gören ve farklı hareket eden insanlar arasında fikir ayrılığı ihtimalini de beraberinde getirir. Ancak uyuşmazlık yaratan görüşler açıkça dile getirilip tartışılmazsa, takım başarısız olacaktır.”

Good, takım liderinin çok önemli bir rolü olduğunu söylüyor. “Bazı liderler, bir uyuşmazlık ortaya çıktığında bunu daha da körükler. Bazıları da ‘Hemen buna bir son verin ve işinizin başına dönün’ der. Bir takımın bu iki yaklaşımla da gelişim göstermesi çok zordur. Liderler; uyuşmazlığı, kapanan değil açılan bir kapı olarak görerek sahiplenmelidir.”

İki Numara: Belirsizlik

Good’a göre, Belirsizlik yüksek performanslı takımları yoldan çıkaran en önemli ikinci faktördür. “Belirsizlik her düzeyde problemlere yol açar. Takım ve kurum hedefleri arasında her zaman netlik ve uyum olması gerekir. Ayrıca neyi nasıl yapacakları konusunda da takım çalışanları arasında netlik olmalıdır. Son olarak; hem verilen kararların açık olması hem de kurumdaki diğer takımlar ve bireyler üzerinde takımın nasıl bir etkisi olduğunu netleştirmek çok önemlidir.  

“Bu belirsizlikler giderilmediğinde takımların istemeden de olsa yoldan saptığını görürüz. Takımın amacı ve yaptıkları ile kurum hedefleri arasında nasıl bir bağ olduğu da sorulmaya başlar.”

Üç Numara: Karar Verme

Başarılı takımları başarısızlığa sürükleyen üçüncü faktör Karar Verme’dir. “Çoğu takım, önemli kararları fikir birliği ile almak için mücadele verir. Fakat uyuşmazlıklar sonucu ortaya çıkan zorlu ve baskı yaratan durumlarda lider veya konunun uzmanı kararı verir ya da çoğunluk oyu ile karara ulaşılır. Karar verme süreci en başta tanımlanmazsa buna benzer zor durumlarda hiçbir sonuca ulaşılamayabilir.”

Takımları başarısızlığa sürükleyen bu üç sorunu çözmek için Good’un bazı tavsiyeleri var. Good, gelişimi başlatmak ve dört gelişim düzeyi boyunca sürdürmek için ortak bir dil kullanmayı tavsiye ediyor. Bir takım; işe yeni başladığında Oryantasyon, uyuşmazlık ortaya çıktığında hayal kırıklığı, takım birbirleriyle nasıl çalışacağını öğrenmeye başladığı zaman Bütünleşme ve en nihayetinde, üzerinde anlaştığı amaç ve hedefler doğrultusunda birlikte uyum içinde çalıştığında da Üretim aşamasındadır.

Oryantasyon aşamasında takımın netliğe ve uyuma ihtiyacı olur. Takımdaki kişiler heyecanlıdırlar ancak akıllarında bazı soru işaretleri de vardır. Takım liderinin rolü; takımın amaç, hedef ve rollerde anlaşmaya vardığından emin olmaktır. Bunun yanı sıra iletişim, hesap verebilirlik ve karar verme ile ilgili net hedefler ve normlar sağlamalıdır.”

Hayal Kırıklığı aşamasında, takım üyeleri birlikte nasıl çalışmak gerektiği ile ilgili fikirlerini beyan ettikçe uyuşmazlıklar başlar. Çoğu takım bu uyuşmazlıkları yönetemediği ve iletişim kuramadığı için daha yüksek performansa hiçbir zaman ulaşamaz.”

Bütünleşme aşamasında işler düzelmeye başlar ancak takımın konuşmaya devam etmesi gerekir. Takım çalışanlarına endişelerini dile getirmelerini, düşünce ve gözlemlerini takım ile paylaşmalarını öğretiyoruz. İşin başında iletişim, hesap verebilirlik ve karar verme ile ilgili kurallar üzerinde anlaşmanın faydasını işte bu noktada görürüz. İnsanlar “Belirlediğimiz kurallarımız konusunda nasıl gidiyoruz?” diye sorabilirler. Bu kontrol süreci, takıma neler olup bittiğini ve hedeflenen sonuçları zamanında elde etmesine engel olabilecek şeyleri açıkça konuşma fırsatı verir.”

Üretim aşamasında da, karşı karşıya kalınan zorluk yüksek performansı sürdürmektir. Bu aşamada mesele takımın gelişimini korumaktır. Takımın başarısını çantada keklik görmemek gerekir. Lider, ‘Takım olarak kurumun genel hedeflerine katkı sağlıyor muyuz? Her takım, çalışanın çabasını fark edip takdir ettik mi? Takımımız için bir sonraki adım ne olacak?’ diye sormalıdır.”

Ancak Good bizlere umut ve cesaret veriyor. “Liderler, takım ihtiyaçlarını her aşamada giderebilirlerse, takım, bu dört gelişim aşamasında adım adım ilerleyecektir. Bu durum, bir kurumda ne kadar çok takım çalışanı ve lider tarafından anlaşılırsa, kurum da o kadar yüksek performansa ulaşır. Bu yaklaşım, başta biraz yavaşlamak anlamına gelse de daha sonra uzun vadede hızın artmasına ve daha iyi sonuçlar elde edilmesine yol açacaktır.”

“Günümüzde kurumlardaki değişim hızı, kimsenin tek başına yakalayabileceği türden değil. Yapılması gereken şeyleri tek başımıza yapmamız, hatta yapabilmek için kendi kendimize yeterli beceri ve uzmanlığı kazanmamız bile mümkün değil. Ortak hedefleri belirlenmiş bir grup insanı bir araya getirdiğinizde, ortak bir dile ve bir sürece sahip güzel ve doğru yapılandırılmış takımlar kurarsanız, kurumunuzun farklı yeteneklerden ve yaklaşımlardan faydalanabilmesini sağlarsınız.”

Kurumunuzdaki takımların performansını artırmak ile ilgili daha fazla bilgi edinmek ister misiniz? Bu ücretsiz webinarda bize katılın.


 

Takımların İşe Yaramasını Sağlayan 4 Liderlik Becerisi

1 Ekim 2019 Salı
19:00 TSİ

Yüksek performanslı takımlar; farklı becerilere, güçlü yanlara ve deneyimlere sahip insanları bir araya getirmesi için kurumunuza fırsat verir. Bu takımlar, karmaşık örgütsel problemleri çözebilirler. Ancak insanların %30’dan daha azı takımlarının yüksek performansa sahip olduğunu veya kurumların takım liderlerini eğitirken iyi bir iş çıkardığını düşünüyor.

Bu webinarda takım uzmanı Lael Good, takımların ilerleyebilmesi için liderlerin netlik sağlamak, uyuşmazlıkları çözmek ve engelleri kaldırmak için neler yapabileceğini bizlerle paylaşacak.

The Ken Blanchard Companies’in yeni Takım Liderliği programında öne çıkan konu başlıklarından yola çıkan Good, yüksek performansa ulaşıp onu sürdürmek için takım liderlerinizin, takım gelişim aşamalarını nasıl teşhis edeceklerini ve doğru liderlik stilini nasıl uygulayacaklarını gösterecek.

Webinarda öğrenecekleriniz:
  • Takımların yüksek performans yolunda geçirdikleri öngörülebilir dört aşama: Oryantasyon, Hayal Kırıklığı, Bütünleşme ve Üretim
  • Takımları yoldan çıkaran üç faktör: Uyuşmazlık, belirsizlik ve karar verme—bununla birlikte, yüksek performanslı takımların liderleri ilerlemeye devam etmek için her bir aşamada neler yapmalı?
  • Dört temel takım liderliği becerisi: Sonuçlar için anlaşmaya varmak, çatışma sırasında iletişim kurmak, takım uyumunu oluşturmak ve yüksek performansı sürdürmek.
Liderlerinize bu becerileri öğrettiğinizde, takım, projelerde başarılı olur, işi büyütür ve karşılaştığı tüm problemlerin üstesinden gelir. Takımlarınızın başarısına nasıl katkı sağlayabileceğinizi öğrenmek için bu fırsatı kaçırmayın!

Kayıt olmak için tıklayın.