Zayıf Liderliğin Maliyetini Hafife Almayın

Ortalamada bir kurum, yıllık satış hacminin %7’lik bir kısmını zayıf liderlik uygulamaları nedeniyle kaybediyor. The Ken Blanchard Companies Program Direktörü David Witt’e göre zayıf liderliğin üç ana yan etkisi; artan çalışan devir hızı, düşük müşteri memnuniyeti ve azalan çalışan verimliliği olarak karşımıza çıkıyor.

Blanchard’ın Hiçbirşey Yapmamanın Maliyeti Hesaplayıcısı'nı kullanan kurum verilerinin ön inceleme sonuçlarından yola çıkan David Witt, hem küçük (100 çalışandan az) hem de büyük (10,000 çalışan ve üstü) ölçekli işletmelerin benzer kayıp oranlarını verdiklerini belirtiyor.

Witt’in kelimeleri ile “Bu oranın ortalama bir kurumda 1 milyon USD’nin üzerinde bir tutara karşılık geldiğini gözönüne aldığımızda, kurumların liderlikteki bu açıklarını neden daha agresif bir şekilde ele almadıklarını görmek, şaşırtıcı…”

Bu olguya getirilebilecek olası açıklama, yakınlardaki ekonomik krizin getirdiği sahte rahatlık hissinin mevcudiyetidir. Günümüzün işgücü piyasasındaki açık pozisyonların azlığı, yöneticilerce yanlış değerlendiriliyor gibi görünüyor. Gönüllü çalışan devir hızındaki düşüklük, başka bir ifade ile kişilerin işlerinden istifa etmiyor olmaları, onların memnun ve işlerine gönülden bağlı çalışanlar olduklarını göstermez.

David şöyle açıklıyor, “Evet fiziki olarak kurumlarında kalıyorlar, ancak gerçekte çoğu çalışan, zihinsel ve duygusal olarak ayrılmış durumdalar. Temelinde bu kişiler, ’çıkmış ve kalmış’ çalışanlar. Bu, kurumlar için istifa etmelerinden daha fazla zarar verici bir durum oluşturabiliyor çünkü bu kişilerin olumsuz tutum ve tavırlarının diğerleri üzerinde moral bozucu etkileri oluyor.”

Gallup’un tahminlerine göre çalışanların %15-%20’si bu kategoride. Mevcut işgücü nüfusuna oranladığımızda, bu Amerika için yaklaşık 23 milyon çalışanın kurumlarında olumsuzluk yayan, baltalayıcı olarak varlıklarını sürdürdükleri anlamına geliyor.

Blanchard’ın kendi araştırmaları olan Liderlik Kar Zinciri ve Çalışan İş Tutkusu Faktörleri’nin sonuçları; çalışanların iş ortamlarına ilişkin algıları ile işlerine yönelik niyet ve davranışlarının doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.

David’in açıklamasıyla, “Önceki araştırmalar, çalışan memnuniyet değerleri ve müşteri memnuniyet değerleri arasında güçlü bir ilişkiyi işaret etmişti ve her ikisi de liderlik uygulamalarından doğrudan etkilenmekteydiler. Nihayetinde, liderlik uygulamaları önem taşıyor. Başarılı liderlik uygulamaları sergileyen kurumlar rakiplerini, hem müşteri hem de çalışan memnuniyeti performansı ile geçiyorlar.”

 

VERİMLİLİĞE ETKİSİ

Liderlik uygulamalarının performansa bir diğer etkisi ise çalışan verimliliği üzerinden gerçekleşiyor. Çoğu kuruma nasıl bir verimlilik hedefleri olduğunu sorduğunuzda, size verdikleri cevap, beklentilerinin %80-%90’lar düzeyinde olduğudur. Kurumlar çalışanlarının sürekli %100 verimlilik ile çalışmasını beklemiyorlar ama onların %80-%90’lar düzeyinde bir verimliliğe sahip olduklarını umuyorlar.

David’e göre ilginç olan, çoğu kurumun mevcut durumda daha çok %65-%75 aralığında bir verimlilikle çalıştığının tahmin edilmesidir. Bu ilk bakışta sürpriz gibi görünen bir aralık olsa da, bu konuda çalışan diğer kurumlarda da aynı değerlerin varlığı gözleniyor.

Problem kısmen, kurumların optimal düzeyin altındaki liderlik uygulamalarına karşı eyleme geçmediklerinde ortaya çıkan olaylar zincirinden kaynaklanıyor. David’in açıklamasıyla, bu, liderin kendine doğrudan raporlayan çalışanı ile arasındaki yakınlık ile başlıyor.

“Eğer bu ilişki olabileceği kadar güçlü değil ise, zincirin diğer halkası, çalışan tarafında daha az bağlılık olarak devreye giriyor. Bunu, çalışmalarımızda kullandığımız diğer on bir çalışan iş tutkusu faktöründeki olumsuz algılarla birleştirdiğinizde görülen, çalışanın kurumda kalma, daha yüksek performans gösterme ve örnek bir kurumsal vatandaş olarak davranma niyetlerinde net bir olumsuz etki.

“Liderlik uygulamalarının gelişimine yönelik eylemlerde bulunmayan organizasyonlar, sonuçlarını sürekli aşağı çeken, performansları üzerinde inatçı ağırlığa katlanıyorlar. İyi zamanlarda, performans üzerindeki bu ağırlık idare edilebilirse de, zor zamanlarda, özellikle yaratıcılık, yenilikçilik ve atılımcı düşünceyle herkesin en iyi performansı sunması kritik önem taşır. Bu tür uygulamalar ve sonuçlar da ancak yüksek derecede gönülden bağlı, tutkulu bir işgücü ile ortaya konabilir.”

 

LİDERLER DURUMU İYİLEŞTİRMEK İÇİN NELER YAPABİLİR

İlk ve en önemli olarak, liderler, yöneticiler ve şefler, kendilerine doğrudan raporlayan çalışanlarla aralarındaki iletişimin sıklığını ve kalitesini arttırmak zorundalar, diyor ve ekliyor David:

“Blanchard International Grubu’nda biz, yöneticilere, kendilerine doğrudan raporlayan çalışanlarıyla işlerin nasıl gittiği konusunda ayda en az bir, çoğu zaman ise haftada bir defa görüşmelerini öneriyoruz. Bu görüşmeler çalışan inisiyatifinde olmalı, yani gündemi ve üzerinde görüşülecek başlıkları çalışan belirlemeli. Bu, çalışana uğraştığı meseleleri gözden geçirme ve yöneticiye de son durumlar hakkında bilgi sahibi olma fırsatı verir. Ayrıca çalışanın kafasının açık ve net olmadığı durumlarda bu görüşmeler, ihtiyacı olan direktifi talep etme fırsatı veya yeni fikirlerini anlatabileceği bir ortam da yaratır.”

Takvimde en azından aylık olarak programlanmış toplantılar, düzenli olarak performansa ilişkin görüşmelerin gerçekleşeceği bir temel yaratır. Bu görüşmeler aracılığı ile bilgi paylaşılır, ortaklık duygusu yaratılır, kötü sürprizlerin bir anda ortaya çıkmasına fırsat verilmez. Ayrıca iletişim hataları ya da açık olmayan beklentilerden kaynaklı baştan başlama problemleriyle karşılaşmaksızın, süreçlerde küçük strateji ayarlamaları için de mükemmel bir yoldur.

 

LİDERLİK ÖNEMLİDİR

Yetkin çalışanların daha yüksek oranda bünyede tutulmasının, daha yüksek müşteri memnuniyetinin ve daha yüksek verimlilik düzeylerinin getirdiği finansal kazançların yanında, birçok maddi olmayan kazanç da mevcuttur. Bunların sayısal olarak ölçümleri pek kolay olmasa da varlıkları hissedilir. Çalışanlar, insanların ortak bir amaca yönelik yakın işbirliği içinde çalıştıkları bir ortamın varlığını algıladıklarında, olumlu niyetlerin ve artan iş tutkusunun, departmanlar arası daha fazla işbirliğine, kazan kazan çözümlerine yönelik ortaklaşa çalışma kapasitesinde artışa ve daha yüksek kurumsal kaynaşma hissine dönüştüğünü görürsünüz. Bu gerçekleştiğinde, kurumunuz daha odaklı, daha verimli ve müşterilerin taleplerini karşılamada daha etkili hale gelir. Bu ortamda çalışanlar içlerindeki en iyiyi ortaya koyarlar, müşteri hizmetinde çıtayı yükseltirler ve kurumda nihai performans artar, Bu, tüm tarafların faydasını gördüğü, bir kazan-kazan durumudur.

 


İyi liderlik uygulamalarının finansal etkileri ve kurumunuzda bu uygulamaların nasıl özendirilebileceği üzerine daha fazlasını öğrenmek ister misiniz? O halde ücretsiz webinarımızda bize katılın!

ZAYIF LİDERLİĞİN YÜKSEK MALİYETİ: ELE ALINMASI GEREKEN 3 PERFORMANS MESELESİ

7 Aralık 2011, Çarşamba

TSİ:19:00–20:00

Çalışanların işe devamını, müşteri memnuniyetini ve toplam çalışan verimliliğini olumsuz yönde etkileyen zayıf liderlik uygulamaları, kurumlara her yıl milyonlarca dolara mal olmakta. Bu webinarda, Blanchard Program Direktörü David Witt, performansı arttırmak için aşağıdaki her bir alanda lider olarak neler yapılabileceğine daha yakından bakmanıza yardımcı olacak:

  • Optimal liderlikten daha düşük düzeydeki liderlik uygulamaları, ortalama bir kurumun yıllık toplam satışının %7’sine varan bir tutarda maliyet getiriyor.
  • Daha iyi liderlik becerileri, bir kurumdaki gönüllü çalışan devir hızında %9 ile %32 arasında iyileşmenin kaynağı durumunda.
  • Daha iyi liderlik, müşteri memnuniyet değerlerinde %3-4 ve buna bağlı olarak gelir artışında %1.5’lik artışa karşılık geliyor.
  • Çoğu kurum, mevcut işleyişlerinde verimliliklerine %5-%10’luk bir negatif etkiyle gem vuran bir ağırlıktan, daha iyi liderlik uygulamaları aracılığı ile kurtulabiliyorlar.

Tescilli orijinal araştırmalardan çıkarım yaparak, en iyi sonuçları hangi yönetim tekniklerinin getirdiğini öğrenecek ve kurumları bu teknikleri uygulamaktan alıkoyan bazı çok rastlanan kültürel bariyerleri inceleyebileceksiniz. Ayrıca bu engelleri nasıl aşacağınızı ve bilmekten yapabilmek aşamasına nasıl geçeceğinizi öğreneceksiniz.

Kurumlar çalışanlarından en yüksek verimi, onları motive tutarak sürdürülebilir bir biçimde alabilmek için güçlü, tutarlı ve ilham verici bir liderlik sağlamak zorundalar. Tüm kurumunuzda liderlik uygulamalarınızı nasıl değerlendirip geliştireceğinizi öğreneceğiniz bu fırsatı kaçırmayın.

Webinar dili İngilizce'dir.

Webinara katılmak için, şimdi kaydolun.